Robotik Kodlama Eğitimi Nedir? Okullarda Kodlama Eğitimin Önemi

Robotik Kodlama Eğitimi Nedir? Okullarda Kodlama Eğitimin Önemi
FATİH A.
Teknoloji ve Eğitim
May 28, 2020
147

Bu makalemizde şu bilgilere detaylı olarak ulaşabilirsiniz;

  1. Okullarda neden robotik ve kodlama eğitimine yöneliim son yıllarda arttı?
  2. Robotik Kodlama nedir?
  3. Robotik Kodlama Eğitimin Faydaları Nelerdir?
  4. Dünyada Robotik Kodlamanın Önemi 

Okullarda neden robotik ve kodlama eğitimine yöneliim son yıllarda arttı?

Milli Eğitim Bakanlığımız 2023 Eğitim Vizyonu Belgesini yayınladı. Eğitim vizyonu incelenirse başlıklardan birinin "ÖĞRENME SÜREÇLERİNDE DİJİTAL İÇERİK ve BECERİ DESTEKLİ DÖNÜŞÜM " olduğunu görürüz. Bu başlık altında bakanlığın iki temel hedefi bulunmaktadır.

HEDEF - 1 : Dijital İçerik ve Becerilerin Geli̇şmesi için Ekosistem Kurulacak

HEDEF - 2 : Dijital Becerilerin Gelişmesi İçin İçerik Geliştirecek ve Öğretmen Eğitimi Yapılacak

1. Hedefe ulaşabilmek için yapılması planlananlar şöyledir:

  1. İçerik normları ve kalite standartları tüm olası kullanım senaryolarını destekleyecek şekilde Ulusal Dijital İçerik Arşivi oluşturulacaktır.
     
  2. İçerik çeşitliliğini desteklemek için ülke çapında içerik geliştirme ekosistemi oluşturulacaktır.
     
  3. Dijital içerikleri etkin olarak kullanma ve geliştirme kültürü edinmiş lider öğretmenler yetiştirilerek bu kültürün okullarda yaygınlaşması sağlanacaktır.
     
  4. Dijital materyaller ile basılı materyaller ilişkilendirilecek, öğretmenlere bunların etkin kullanımıyla ilgili destek materyaller sunulacak, dijital materyallerin ana öğretim materyali olarak kullanılması yaygınlaştırılacaktır.
     
  5. Dijital içerikler kullanılarak kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerinin yaşanabildiği platformlar hazırlanacaktır.
     
  6. Öğrencilerin PISA gibi uluslararası sınavlarda arzu edilen sonuçları alabilmeleri için üst bilişsel becerileri destekleyen yeni nesil dijital ölçme materyalleri geliştirilecektir.


2. Hedefe ulaşabilmek için yapılması planlananlar ise şöyledir:

  1. İlkokul derslerinin kazanımı hâline getirilmiş olan güvenli internet, siber güvenlik, siber zorbalık ve veri güvenliği gibi kavramların izleme ve değerlendirme çalışmalarıyla erişi ve edinimleri takip edilecek, gerekli iyileştirmeler yapılacaktır.
     
  2. Sınıf öğretmenlerinin bilgisayarsız ortamda algoritmik düşünce öğretimine yönelik, yüz yüze hizmet içi eğitimler düzenlenecektir.
     
  3. Öğrencilerimizle birlikte, kendilerine bilişimle üretim becerileri kazandırmaya yönelik olarak, kodlama ve 3D tasarım etkinlikleri yürütülecektir.
     
  4. Öğretmenlerimizin dijital eğitim konusunda kendilerini geliştirmelerine yönelik olarak, istedikleri zaman faydalanabilecekleri içerik videoları geliştirilecek ve çevrimiçi atölyeler düzenlenecektir.
     
  5. Matematik, fen bilimleri, fizik, kimya, biyoloji, türkçe, sosyal bilgiler, coğrafya gibi derslerin öğretmenlerine, disiplinler arası proje yapımı, 3D tasarım ve akıllı cihaz gibi alanlarda yüz yüze atölye eğitimleri verilecektir.


Vizyon belgesini dikkatli incelediğimizde bakanlığımızın öğrencilerimizde 21.yy becerilerini kazandırmak istediğini rahatça söyleyebiliriz.

Harvard Üniversitesinden Dr. Tony Wagner, iş dünyasından liderler ile yaptığı çalışma neticesinde, Wagner 21.yy öğrencilerinin ihtiyaç duyacağı 7 beceri olduğunu savunuyor.(*) Bunlar;

  • Eleştirel düşünme ve problem çözme
  • Ağlar genelinde iş birliği yapmak ve etki yaratarak öncülük etmek
  • Hız ve uyum
  • Girişkenlik ve girişimcilik
  • Etkili sözlü ve yazılı iletişim
  • Bilgiye erişme ve bilgiyi analiz etme ( bilgi işlemsel düşünme )
  • Merak ve hayal gücü;

İş dünyasında rutin bir hale getirilebilen tüm işler ya ucuz iş gücünün olduğu dış kaynaklara aktarılıyor ya da robotlar kullanılarak otomatikleştiriliyor. Geleceğin vazgeçilemez ve yararlı çalışanları olmak algoritmik düşünebilme gibi nitelikli yeteneklere sahip olmaktan geçiyor. Eleştirel düşünme; genel yaklaşımla “akıl yürütme, analiz ve değerlendirme gibi zihinsel süreçlerden oluşan bir düşünme biçimi” şeklinde tanımlanabilir.

Algoritmik düşünme; bir işlemi tamamlamak veya bir problemi çözmek için oluşturulan sistematik ve ayrıntılı işlemler bütünü olarak tanımlanabilir. Bilgisayar program yazarları algoritmayı belirli bir işlemi yaptırmak için işlemleri bilgisayara bir çeşit öğretmek için kullanır. “Algoritma” kelimesi öğrenciler için her ne kadar yabancı ve karmaşık bir terim gibi görünse de aslında kavram olarak son derece basittir. Günlük yaşantılarında kavramı rahatlıkla eşleştirebilecekleri örnekler bulunabilir: Bir yemeği yapmak için kullanılan yemek tarifi, bir gömleğin ya da t-shirt’ün düzenli katlanması süreçleri güzel örnekler olabilir.

Algoritmik düşünme becerisi özellikle Matematik ve Fen Bilimleri gibi bazı sayısal dersler için stratejik önemi vardır. Örneğin, çocuklar uzun bir bölme işlemini yaparken farkında olmadan algoritmik süreçleri kullanırlar. Böylece; herhangi bir problemin çözümü sırasında gerekli olan tanımlama, analiz ve değerlendirme aşamalarını uygulamış olurlar[2]. Önemli olan bu yaklaşımı bilinçli olarak farklı şartlarda da uygulamaya koyabilme becerilerinin sağlanmasıdır. Uluslararası sınavlardan biri olan; PISA (Programme for International Student Assessment), OECD’nin yürüttüğü ve onlarca ülkenin eğitim sonuçlarını karşılaştırdığı bir değerlendirme. Bu değerlendirme 15 yaşındaki öğrencilerle her üç yılda bir yapılıyor ve sonuçları global seviyede büyük merakla bekleniyor. En son 2018’de 79 ülkede yapıldı.

2021 yılında ise, testte bir yenilikle karşılaşacağız: Normalde okuma becerileri, matematik okuryazarlığı ve fen okuryazarlığı olmak üzere üç bölümden oluşan bu teste, 2021’de algoritmik düşünme (computational thinking*) soruları da eklenecek. ‘Peki okullar daha okuma ve matematik gibi temel becerileri bile çocuklara kazandırmaya zorlanırken, algoritmik düşünme soruları ne kadar gerçekçi olacak?’ sorusu ister istemez insanların akıllarına gelmeye başladı. Ancak, bu noktada aileler, eğitmenler ve eğitim kurumları çok önemli bir ayrım yapmak durumunda: algoritmik düşünme ve kodlama birbiriyle bağlantılı olsalar da özünde farklı kavramlar. Algoritmik düşünme, kodlamaya göre çok daha büyük bir kavram. Parçalara ayırma, benzerlikleri fark etme, soyutlama, algoritma dizaynı ve genelleme gibi önemli becerileri kapsıyor. Dolayısıyla, algoritmik düşünme hem bireyi güçlendiriyor, hem de ona problem çözme ve yaratıcı düşünme gibi çok önemli becerileri kazandırıyor. PISA ekibi de bu düşünceler ışığında, 2021’de PISA’nın matematik bölümünde algoritmik düşünme soruları dahil etme kararı almışlar. Endüstri 4.0 toplumunda artık işlerimizi bilgisayarlarla ya da robotlarla etkileşerek yapacağız.

Bu nedenle, “Çocuklar için Kodlama” başlığı altında, çocuklara çeşitli oyunlarla algoritma kavramı ve algoritmik düşünme becerisi küçük yaşlarda öğretilmeli. İşte tüm bunlar ışığında son yıllarda okullarda robotik ve kodlama eğitimine eğilim çok fazla arttı. Okullarda kodlama saati uygulamaları başladı. Kodlama saati uygulamasının temel amacı çocuklarımıza sadece bilgisayar bilimleri ve bilgi ve iletişim teknolojileri ile ilgili bilgi ve becerileri kazandırmak değil aynı zamanda 21.yy becerileri arasında bulunan, tüm dünyada kabul görmüş ve her bireyin edinmesi gerektiğine inanılan Bilişimsel Düşünme Yöntemi’ni (ComputationalThinkingMethod) eğitimin bir parçası haline getirmektir. Robotik uygulamalar kapsamında çalışmalar yapılmaya başlandı. Robotik çalışmaları ile öğrencilerimizin teknoloji kullanımı, tasarım, fen bilgisi ve matematiksel işlemler konularında beceri kazanmalarını amaçlanıyor.

Robotik Kodlama Eğitimin Faydaları Nelerdir?

Robotik çalışmaları yaparken öğrenciler kendilerini bir bilim insanı, bir mühendis ya da bir tasarımcı gibi hissederler ve zamanla günlük yaşamdaki sorunları incelemek, bu sorunlara çözüm bulmak konusunda kendilerine daha fazla güven duymaya başlarlar.

Çocuklar erken yaşta kodlama ve temel düzeyde robotik alanlarda bilgisi sahibi olmaktadırlar. Analitik düşünme, eleştirel düşünme gibi 21. Yüzyıl becerilerini kazandırma gibi fayda sağlayan robotik kodlama günümüzde son zamanların en popüler eğitim trendi haline gelmiştir.

Robotik Kodlama Nedir

Robot: Sensörler yardımı ile ortamı algılayabilen ve algıladığı durumu yorumlayıp karar veren aygıtlara robot denir.

Robotik: Elektronik devreler yardımı ile kodlama dilleri kullanılarak ihtiyaç duyulan yönde komut verme işlemidir. Makine kontrol sistemi, bilgisayar gibi birçok alanda hayatımızın kolaylaştırmakta olanak sağlamaktadır.

Robotik etkinliklerinin hedefi öğrencilere aşağıdaki becerileri kazandırmaktır:

  • Özgün, yaratıcı düşünebilme
  • Sebep sonuç bağlantısı kurabilme
  • Belirli hedefleri gerçekleştirebilen modeller üretebilme
  • Gözlem ve ölçüm sonuçlarına dayanarak farklı fikirleri deneyebilme
  • Bilimsel olarak incelenmeye uygun sorular sorabilme
  • Yeni olasılıklar hayal edebilme
  • Sistematik gözlem ve ölçüm yapabilme
  • Şemalar, çizimler, tablolar ve grafikler kullanarak verileri sunabilme
  • Varsayım kurabilme
  • Öğrencilerinin robotik çalışmalarında tasarladıkları ürünlerden bazıları:
  • Ses, ışık ve hareket sensörü ile çalışan robotlar ve diğer ürünler,
  • Hareketli maketler,
  • Engelliler için harekete duyarlı ev eşyası ve kişisel eşya

görüldüğü üzere robotik ve kodlama eğitimi alan öğrenciler kesinlikle bu tip bir eğitim almayan akranlarına göre daha farklı düşünebilme özelleiğine sahip oluyorlar. Yapılan pekçok akademik çalışmanın sonuçları göstermiştir ki, kodlama eğitimi alan öğrencilerin akademik başarıları olumlu etkilenmiştir. Çocukların kod yazmasını sağlayarak, zihinsel becerilerini güçlendirmesini sağlayabilir, hayatlarında önemli farklar yaratmasına yardımcı olabilirsiniz.

Kod yazma hakkında hiçbir fikriniz olmayabilir. Ya da çocuğunuzun programlamayla ilgilenmeyeceğini düşünebilirsiniz. Bu düşüncelerinizi şimdilik bir kenara bırakın.

Steve Jobs, kısaca şöyle diyor: Bilgisayar programlamayı herkes öğrenmeli. Çünkü bu, size düşünmeyi öğretir.
NBA yıldızı Chris Bosh, Facebook’un ilk kadın mühendisi Ruchi Sanghvi, Microsoft’un kurucusu Bill Gates veya Will.i.am de aynı fikirde. Teknoloji akıl almaz bir hızla gelişirken, tüketici konumundan üretici konumuna geçenler, büyük farklar yaratıyor. Çocuğunuz bilgisayar teknolojileriyle ilgili bir meslek istemiyor olabilir. Basketbolcu, ressam, doktor ya da psikolog olmak istemesi neyi değiştirir? Kod öğrenmek, mesleğini daha iyi yapmasını sağlayabilir mi? Kesinlikle! Üstelik, yaşam kalitesini artırmak için ona yol da gösterebilir. Nasıl mı? Düşünme becerilerini geliştirmek, problem çözmek ve yaratıcı düşünmek.. Evet, bunların tümü kod yazmayı öğrenerek gerçekleşebilir.

Kodlama Eğitimi İle İlgili Mutlaka Bilinmesi Gerekenler

  • Kodlama eğitimine ilkokulun ilk yıllarından itibaren her yaşta başlanabilir.
  • Bu eğitim ile çocuklar neden-sonuç ilişkisi kurabilir, analiz yapma ve sorun çözme yeteneği kazanır.
  • Kodlama eğitimi güncel eğilim ve kavramların benimsenmesinde başat rol üstlenir.
  • Scratch, Appinventor, MS KODU, Alice gibi kodlama sitelerinden ücretsiz olarak kodlama öğrenilebilir.
  • Kodlama eğitimi çocuklardaki özgüveni ve özsaygıyı geliştirir.


Dünya’da birçok ülkede 5-18 yaş arası çocuklar ve gençler için kodlama zorunlu eğitim müfredatına girmeye başladı.

Dünyada Kodlama Eğitimimin Önemi

Örneğin;

  • İngiltere, 5-16 yaş aralığındaki çocuk ve gençlere kodlamayı öğretmeyi hedefleyen “bilgisayar bilimleri” dersini müfredatına zorunlu olarak koyan ilk ülke.
     
  • İtalya, “Gelecek için Programlama” projesiyle ilkokul öğrencilerine kodlama öğretiyor.
     
  • Finlandiya “Gelecek; kodlamayı bilen kişiler üzerine inşa edilecek” anlayışıyla derslerine başladı.
     
  • Estonya, 2012 yılında proje kapsamında 7-16 yaş arasındaki çocuklara kodlama sınıfları açtı.
     
  • Çin, anaokulundan başlayarak çocuklara kodlama eğitimine başladı.
     
  • Avrupa Eğitim Komisyonu’nun raporuna göre; kodlama ve programlama derslerini şu anda Avrupa’da 12 ülkenin müfredatlarına eklendi. Bunlardan bazıları; Bulgaristan, Danimarka, Yunanistan, İrlanda, Kıbrıs, Polanya, Litvanya ve Portekiz.
     
  • Türk eğitim sisteminin içinde kodlama mutlaka olmalı. Okullarda ders olarak okutulmalı. Tüm anne babalar, çocuklarına mutlaka kodlama eğitimi aldırmalı.

Fen Bilimleri Öğretmeni - Fatih Anar

Yazıyı Paylaş
Etiketler
Yorumlar
0
Bir Cevap Yazın
E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır