YKS'ye Hazırlanma Süreci 1: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

Yazar: Şafak Doğan G. | 05.02.2022 - 8 dakikalık okuma. Görüntülenme: 304
YKS'ye Hazırlanma Süreci 1: Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler
Y KS'ye hazırlanma sürecinde en önemli şeyler nelerdir? Bu süreçte nelere dikkat edilmeli ve neler yapılmalı ya da yapılmamalı?

YKS'ye hazırlanma sürecinde en önemli şeyler nelerdir? Bu süreçte nelere dikkat edilmeli ve neler yapılmalı ya da yapılmamalı? Bu yazıda, bu soruların birkaç cevabını birkaç madde ile açıklamak istedim. Sınava hazırlık sürecinde, bana katılır mısınız bilemem, bana göre en önemli şeyler psikolojik ve duygusal iyi olma hâli, motivasyon ve bireyin kendi kendini kıyaslamasıdır. Başta hayal kırıklığı olmak üzere olumsuz hislerin oluşmas ya oluşmaması bunlara bağlıdır. Bu bahsedilen konuları bu kadar kısa kesmemek ve biraz da olsa giriş yapmak gereklidir diye düşünüyorum:

İlk olarak söyleyebilirim ki aynı anda iki alana birden idare etmeye çalışmak çok da mantıklı bir durum değildir. Kendi alanındaki konulara hâkim olmadan diğer alanlardaki konulara çalışmamak gerekir. Özellikle eşit ağırlık ve sözel alan için diyebilirim bunu. Genellikle eşit ağırlık alanında okuyan bazı öğrencilerin kafasında “Eşit ağırlık olmazsa sözelden tercih yaparım”, “Hem eşit ağırlık hem de sözelden hazırlanıp ikisine de girmeyi düşünüyorum” gibi düşünceler, senaryolar vardır. Bu durum, düşük başarı getiren bir durumdur. Biraz daha açıklamam gerekirse bu durumu, şöyle bir örnek verebilirim. Diyelim ki sözel alandaki bir öğrenci eşit ağırlıktan da girmeye karar versin ve 2 alana çalışmaya başlasın. Bu durum da Türkçe, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Psikoloji, Sosyoloji, Mantık ve Türk Dili ve Edebiyatı dersinin yanında Matematik ve Geometri de çözmesi gerekecektir. Bunlara ilaveten paragrafın yanında problemler de çözmesi gerekecektir. Bu durum da derslerin yoğun olması, bıkkınlığın daha erken gerçekleşmesi, yorgunluk hissinden kaynaklanan durumlar ve isteksizlik gibi çeşitli zorluklar yaratacaktır. Bunun yanı sıra iki farklı alanı birlikte yürütmeye çalışan bu öğrenci, kendi alanındaki eksiklikleri daha geç fark edecek, belki de fark edemeyecek ya da ilgilenmeye çalıştığı diğer alandaki konular nedeniyle bunları kapatmak için daha az zaman ayırmayı tercih edecektir. Bu durumlar da sınavla, elde edeceği sıralamayla ve gitmek istediği üniversite veya bölümle ilgili umutsuzluğun yolunun açılmasına neden olacak ve hâliyle motivasyon düzeyinin düşük olmasının etkisiyle de başarısız olmak, istenilen sonucu elde edememek endişesi ve mezuna kalmak düşüncesinin oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Bu nedenledir ki öğrencinin ikinci bir alana çalışmadan önce kendi alanına hâkim olmak için çalışması, buna zaman harcaması her zaman daha mantıklı bir tercih olacaktır.

Eşit ağırlık bölümleri, sözel bölümleri yazımızdan hangi bölümlerin ve meslek dallarının olduklarını inceleyebilirsiniz. 

Bazı öğrenciler tabiri caizse savaşa girmeden, zafer uğruna mücadele vermeden yenilgiyi kabullenme eğilimindedir. Nasıl mı? Mezuna kalmak düşüncesinin etkisiyle... Bazı öğrenciler hakkıyla çalışır ama çözdüğü demelerden düşük netler elde eder veya istediği netleri elde edemez. Bunun için de böyle bir düşünce geliştirme ve kafalarında çeşitli senaryolar oluşturma eğilimdelerdir. Ancak şöyle bir söz vardır: “Hiçbir deneme gerçeği yansıtmaz”. Çözülen denemelerle elde edilen netler her zaman aynı kalmaz. Net sayısının düşmesi ya da yükselmesi üzerine kurulu ihtimaller her zaman vardır. Yani demem o ki çözülen deneme sınavları öğrenciyi gerçek sınava hazırlar ama gerçek sınavda ne olacağı bilinmez :) Şöyle de bir durum vardır ki Yükseköğretim Kurumları Sınavı esnasındaki psikolojik ve duygusal hâl ile başka zaman çözülen denemelerdeki psikolojik ve duygusal hâl aynı değildir. Asıl mücadele de burada başlar. Bunun yanı sıra ne kadar çok ve farklı yayın çözülürse çözülsün sınav esnasındaki soruların benzeri çözülebilir ama aynısı çözülemez. Bu yüzden de hiçbir öğrenci; sınava girmeden, soruları görmeden mezuna kalmak gibi bir düşünceye kapılmamalıdır. Aksi takdirde bu durum, motivasyonlarının düşmesine neden olacak ve bir isteksizlik durumu meydana getirecektir. Bazı öğrenciler ise ders çalışmaya zaten isteksizdir. Ders çalışmaz veya uzun süre ders çalışamazlar. “Çalışıyorum ama anlamıyorum”, “Çalışıyorum ama aklımda hiçbir şey kalmıyor”, “Çalışıyorum ama olmuyor” gibi sayıları çoğaltılabilecek düşüncelerle (daha doğrusu bahanelerle) masa başına çalışmak için oturamama ya da oturunca da oturduktan bir süre sonra farklı sebeplerle masa başından kalkıp başka işlerle uğraşma veya kendilerine iş bulma/ oluşturma eğilimindedir. Bu durum, onların geleceğini etkileyen hatalardandır. Sınava son 4- 5 ayın kalması, sınava çalışmak için geç kalınmış olunması anlamına gelmez. Sınava 1- 2 ay kalmış bile olsa en azından geçmiş sınavların konu dağılımlarına bakılarak konu eleme yöntemi ile planlı ve programlı bir şekilde ders çalışılması mantıklı olandır.

Gereksiz ilişkilerden uzak durmak her zaman önemlidir ama sınav zamanında daha önemlidir. Gereksiz ilişkilerden kasıt ise sevgililik ilişkisi, kötü alışkanlıkları olan arkadaşlıklar, moral bozan akrabalar vb ;) Sevgili varsa bir şey diyemem ama yoksa edilmemesi gerektiğini söyleyebilirim. “O, x şehrindeki a üniversitesinde b bölümünü okuyacak; ben de y şehrinde k üniversitesinde m bölümünü okuyacağım” diyen ve aralarında anlaşan bir kesim varsa yine çok bir şey diyemem. Ancak genellikle sevgililer, ortak karar alıp aynı bölüme veya üniversiteye veya şehre gidip ayrı kalmamak isterler. Ama peki ya olmazsa? Bu ve bunun gibi düşünceler stres kaynaklarından birini oluşturur. Aynı zamanda da YKS hazırlık sürecini ve YKS’den yerleştirilme puanlarının açıklanmasına kadar olan süreçte yoran konulardan biri olur. Kötü alışkanlıkları olan arkadaşlıklardan uzak durmak gerekir. Kötü alışkanlıklar denilince de akla sadece içki, sigara vs. gelmemelidir. Ders çalışmamak ve ders çalışana mâni olmak bile aslında kötü alışkanlıklardandır. Ve bir insan, çevresindeki beş kişinin ortalamasıdır. Moral bozan insanlardan söz etmeye gerek var mıdır bilmiyorum:) Onlar moral bozar ve motivasyonumuzun düşmesine neden olur. Bizim de istemediğimiz bir şeydir bu.  

Gündüz uyumak gibi başka işlerle uğraşıp gece saatlerce ders çalışıp geceyi sabah eden bir kesim var. Bunu çok fazla önermem. Mecbur kalmadıkça bunu yapmamak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü bunu yapanlar, başta uyku olmak üzere birçok biyolojik gereksinimini bu duruma göre düzenler. Bu düzen oturunca da değiştirilmesi zaman alacaktır. Sınavın gündüz saatlerinde olacağı düşünüldüğünde ise bu durum, bireyi olumsuz etkileyecektir. Yani ne demek istiyorum ben? Konuyu biraz daha açalım. Bir öğrenci düşünelim. Bu öğrenci gece daha iyi ders çalıştığını öne sürerek gündüz uyuyor veya başka işlerle uğraşıyor ve gece saatlerce ders çalışıyor. Bu öğrenci, biyolojik düzenini bu şekilde oturtmuş. Ancak sınav gündüz saatlerinde olacak. Öğrenci, eğer gündüz uyumaya alışmışsa sınav tarihi yaklaştığında bu düzenini kolaylıkla değiştirebilir mi? Burada önemli olan nokta biyolojik bir ihtiyaç olan uykudan yeteri kadar faydalanabilmek. Değiştirmek istediğinde uyku düzeni bozulacak ve uykudan yeteri kadar fayda sağlayamayacaktır. Değiştirmeden devam etse ve sınava uykulu bir şekilde girse biyolojik ihtiyaçlar tam olarak karşılanamadığından hatırlamak, işlem yeteneği gibi birçok zihinsel süreç başta olmak üzere birey, bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Sınava girerken uykusu yoksa bile bir süre sonra uykusu gelecektir. Gelmese bile biyolojik ihtiyaç, yeteri kadar karşılanamadığından birey kendini yorgun hissedecektir. Bu da, dediğimiz gibi, başta hatırlamak ve problem çözme gibi birçok süreci olumsuz yönde etkileyecektir.  

Ve bu yazının son maddesi olarak söyleyebileceğim şey şudur: Kıyaslama yapacaksan kendini kendinle kıyasla, başkasıyla değil. Kendini başkasıyla kıyaslamaya çalışmak, bireyin, kendi performansını tam olarak görmesini engelleyecektir. Şunu unutmamak gerekir ki netleri ondan yüksek ve ondan düşük olan öğrenciler her zaman var olacaktır. Bunun yerine kendini kendiyle kıyaslaması her zaman daha doğru olacaktır. Yani bireyin "Benim netlerim x kişisinden daha yüksek, y kişisine göre daha düşük” gibi kişiler arası kıyaslamalar yerine “Ben ... tarihinde ... net çıkartıyordum, bugün ise ... netim var. Netlerim, ... net artış/ azalma göstermiş” gibi kendi doğrultusunda kıyaslamalar yapması, daha doğru bir performans çizelgesi ortaya koyarak daha gerçekçi bir yol izlemesini sağlayabilecektir ve programı üzerinde bu doğrultuda gerekli düzenlemeleri yapabilecektir.

Bu yazıda sınav sürecinde gerçekleşen bazı psikolojik durumlara genel anlamda biraz değinmiş olduk. Devamındaki yazılarda ders çalışma esnasında neler yapılmalı/ yapılmamalı, nasıl ders çalışılır gibi konular ele alınacaktır. Ayrıca Ankara özel ders sayfamızdan konumunuza en uygun öğretmen araştırması yapabilirsiniz. 

Etiketler

Yazar

Şafak Doğan G.

Ben özel eğitim öğretmenliği lisans programında 2. sınıf öğrencisiyim. 2020 YKS sınavında ilk 2.000'e girerek bu bölüme girmeye hak kazandım. Sözel alandaki derslere ilgim olduğ...

Benzer Yazılar
Sınav Yaklaşırken

Sınav Yaklaşırken

Sınava hazırlanan öğrenciler neler yapmalı, nelere dikkat etmelidir. Ebeveynler nasıl davranış göstermelidir.

Sınav Stresi Nasıl Azaltılır?

Sınav Stresi Nasıl Azaltılır?

Öğrenciler sınav stresini nasıl azaltabilir. Nelere dikkat edilmelidir. Stresinizi azaltmanın tüm yolları. Sınavlarda başarılı olmak için sınav stresi ile nasıl başa çıkılır.

YÖK Başkanı Yeni Üniversiteye Giriş Sistemini Açıkladı

YÖK Başkanı Yeni Üniversiteye Giriş Sistemini Açıkladı

YÖK Başkanı üniversite giriş sınavı ile ilgili yeni sistemi açıkladı.

Sözel Öğrenciler için TYT Sınavı

Sözel Öğrenciler için TYT Sınavı

TYT sınavına giren sözel bölümü öğrenciler hangi testlere dikkat etmelidir, hangi derslerden puan alabilirler.

Yorumlar (0)
Makaleyi beğendin mi ?
Özeldersalanı Logo
350+ kategoride 35.000+ öğretmen, hemen ders al! İlk dersin ücretsiz 😍
hemen ders al!
İlk dersin ücretsiz 😍
Öğretmen Bul