İngilizce Öğrenmenin Püf Noktaları

İngilizce Öğrenmenin Püf Noktaları
Yasin G.
Tecrübe Paylaşımı - Hayata Dair
Ara 14, 2019
704

Bu yazımda İngilizce öğrenirken ve öğretirken yaşadığım terübeleri ve bu dili öğrenmenin püf noktalarını paylaşmak istiyorum.

Bana kalırsa öncelikle yabancı dil eğitiminde nitelik ve eğitim kalitesi ve akılcılık ön plana çıkıyor. İnsanlar dershanelere kurslara tonla para harcıyor ancak konuşamadıklarından şikayetçiler. Şurası bir gerçek. Senelerce kursa bile gidilse günlük hayatta kullanılmayan bir dil gelişemez. Çünkü dil konuşarak öğrenilen bir şeydir. Kısaca senelerce kursa gitmektense 1 sene yurtdışında o dilin konuşulduğu bir memlekette kalmak çok daha etkili bir öğrenme imkanı olanlar için.

İnsanlar şöyle bir yanılgıya da kapılıyorlar maalesef. Üst düzey ingilizce eğitimi veren kurumlarda haftada bir kaç gün ayırarak bir kaç ay sonra yada 1 sene sonra İngilizce konuşabilen insanlar haline geleceklerine inanıyorlar. Ama durum bu kadar basit değil maalesef. Kurs belli bir altyapı sağlalıyor. Ancak kalan günlerde İngilizce ile haşır neşir olunmazsa maalesef öğrenme düzeyi düşmektedir. Şöyle insanlarla tanıştım. Haftada 12 saat kursa gidiyorum İngilizce'den ama hala konuşamıyorum hala İngilizcem çok zayıf. Çünkü sadece derste gördüğü kadar ile yetinip üstüne bir şey koymuyorlar ve evde tekrar edip çalışmıyolar.
Benim fikrim, günde yarım saat ama her gün İngilizceye nitelikli vakit ayıran bir insan İngilizceyi kalıcı öğrenebilir.

Konuştuğum insanlara hep aynı şeyi söylüyorum. Kursların sana katacağını sen satın alacağın kitaplar ve eğitim setleri ile çok daha ucuza elde etme şansın zaten var. İmkanın varsa ''yurtdışında'' bir kursa git veya orada bir süre yaşa. Çünkü günün sonunda tonla para verip İngilizce pratik yapma imkanın olmuyor. Örneğin bir tanıdığımız vardı. Burada mühendisti ama İngiltere'ye gitti ve 1 sene bulaşıkçı olarak çalıştı. Ama sonunda dil öğrendi. Aynı şekilde yine bir tanıdığımız gram İngilizce bilmiyorken işçi olarak Amerika'ya gitti ve orada günlük hayatın içinde konuşa konuşa İngilizceyi öğreniyor ve bir kaç sene sonra market yöneticisi konumuna gelebiliyor gibi..Elbette sizlerin de bu şekilde tanıdıkları vardır.


Aynı seneryo velilerin çocukları için de geçerli. Veliler çocukları çok iyi İngilizce eğiti alsınlar diye İngilizce ağırlıklı okullara yazdırıyorlar ilkokuldan beri. Ancak çocuk günlük hayatında anne babasıyla ve arkadaşlarıyla konuşmadığı için bir yere kadar kalıcılık sağlıyor. Hatta bir çok kez çocuk liseden sonra üniversite sınvları ve kariyer yoluna gittiğinde iyice arka plana itiliyor ve unutuluyor. Bu duruma çok şahit oldum.

Aklıma gelen bir kaç püf noktadan bahsetmek istiyorum: Sadece İngilizce değil bütün yabancı diller için ortak bir nokta vardır. Nasıl ki matematiği okuyarak öğrenemeyiz, mutlaka problem çözmeliyiz vs..Yabancı dil de okuyarak ve dinleyerek sadece öğrenilemez. Okumalı, yazmalı, konuşmalı, dinlemeli vs..Ne kadar çok duyu organı işin içine girerse öğrenme o kadar kalıcı ve sağlam oluyor.
Kelime ezberlemek örneğin insanları çok sıkan ve bunaltan bir konu olabiliyor. Malum binlerce kelime var. Benim önerim kelimeleri mümkün mertebe diyalog içerisinde ve cümle içerisinde öğrenmek. Bu sayede belli bir kurgu ve seneryo içerisindeki kelime hafızada kalıyor. Öbür türlü unutulup gidiyor çünkü bir hikayesi olmuyor.


 

Farkettiğim bir diğer nokta ise yabancı bir dili öğrenirken Türkçeleştirmek ve Türkçe mantığıyla düşünmek öğrenmeyi bloke edip ''mantıksal sorgulama'' ve ''mantıksallaştırma'' iradesini ortaya çıkartıyor. Halbuki her dilin kendi gramer yapısı içerisinde kendi mantığı ve kendi dil kuralları var. Bazısında yüklem sonda, bazısında sonradan eklemeli diller, bazı dillerde ek fazla yok İngilizce gibi. Kısaca dili o dilin kendi doğallığı ve mantığı içinde öğrenmek daha sağlıklı kanımca.

Film ve dizileri hem türkçe hem ingilizce altyazıda aynı anda izlemek de bana çok iyi pratik sağlamıştı. Yada en azından sadece ingilizce altyazı ile izlemek akan filmde görselliği ve diyalogları ile birlikte kaliteli bir öğrenme sağlıyor. Neticede insanlar grameri biliyor ama diyaloglara hakim olamadıkları için konuşamadıklarından şikayetçi. Bu şekilde film ve dizi izlemek eğlenirken öğrenme sağlamıştı bana :)
Toparlamak gerekirse, nasıl öğrenileceği, nasıl çalışılacağı bilinilirse, bilinçli ve planlı bir eğitim ile İngilizce öğrenmek sanıldığı gibi zor değil.

Matematik ve İngilizce Öğretmeni - Seren Kemal Gürsel 

Yazıyı Paylaş
Yorumlar
2
Bir Cevap Yazın
E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır
Murat
Mar 12, 2020
İngilizce öğrenmeye çalışan birisi olarak makaleniz benim için çok iyi bir rehber oldu. Teşekkür ederim :)
Serpil
Mar 21, 2020
Birebir veya grup haline ingilizce konuşmakta oldukça fayda sağlayan bir yöntemdir. Yaklaşık iki aydır 4 arkadaş hafta da 2 gün bir araya gelip ingilizce konuşma etkinliği yapıyoruz. Arkadaşlarımızın birisi ingilizce ve çok faydalı oluyor.