Modern iş dünyasında İngilizce bilmek artık lüks değil, zorunluluk haline geldi. Özellikle ofis ortamında her gün kullandığımız araç-gereçlerin ve temel iş ifadelerinin İngilizce karşılıklarını bilmek, profesyonel iletişiminizi güçlendirecek ve kariyerinizde fark yaratacaktır.
Özel Ders Alanı
En İyi İngilizce Öğretmenlerinden Ders Al
Bu rehberle, masanızdaki en temel eşyalardan tutun da günlük iş hayatında kullandığınız profesyonel ifadelere kadar, işinizi kolaylaştıracak 25+ kelime ve deyimi öğreneceksiniz. Hazır mısınız?
"İş dünyasında başarılı olmak istiyorsanız, önce kullandığınız araçların dilini öğrenin. Çünkü iletişim, her şeyin temelidir."
— İş İngilizcesi Uzmanları
Masanızdan Asla Eksik Olmayan 20 Ofis Aracı
Her gün kullandığınız ama İngilizce karşılığını tam olarak bilmediğiniz ofis malzemeleri var mı? İşte en yaygın 20 ofis aracının profesyonel İngilizce karşılıkları:
📝 Yazı ve Çizim Araçları
- Whiteboard: Yazı tahtası
- Marker: İşaretleme kalemi / Boardmarker
- Pencil cup: Kalemlik
- Pencil sharpener: Kalemtıraş
- Post-it notes: Yapışkanlı notlar
- Highlighter: Fosforlu kalem
✂️ Düzenleme ve Bağlama
- Scissors: Makas
- Stapler: Zımba makinesi
- Hole puncher: Delgeç
- Paperclip: Ataş
- Binder: Klasör
- Rubber bands: Lastik bantlar
🖥️ Teknolojik Araçlar
- Printer: Yazıcı
- Scanner: Tarayıcı
- Desk calculator: Hesap makinesi
- Shredder: Evrak imha makinesi
- Laminator: Laminasyon makinesi
📋 Dosyalama ve Saklama
- File folder: Dosya klasörü
- Office drawer: Ofis çekmecesi
- Filing cabinet: Dosya dolabı
- Agenda: Ajanda / Günlük planlayıcı
- Business card holder: Kartvizit tutucu
İş Hayatında Kullanılan 8 Güçlü İngilizce Deyim
Ofis kelimelerini bilmek yeterli değil! Profesyonel iş ortamında kullanılan deyimleri de öğrenerek, İngilizce iletişim becerilerinizi bir üst seviyeye taşıyın. İşte günlük iş hayatında en çok karşılaşacağınız 8 önemli deyim:
💪 "Roll up your sleeves"
Anlamı: Kolları sıvamak, sıkı çalışmaya hazırlanmak
Örnek: "This project deadline is tight, so everyone needs to roll up their sleeves."
Türkçesi: "Bu proje son teslim tarihi çok yakın, herkes kolları sıvamalı."
🔥 "Keep your nose to the grindstone"
Anlamı: Dirsek çürütmek, işe odaklanarak sıkı çalışmak
Örnek: "If you want that promotion, you'll need to keep your nose to the grindstone."
Türkçesi: "O terfiyi istiyorsan, dirsek çürütmen gerekecek."
📚 "Learn the hard way"
Anlamı: Yaşayarak öğrenmek, hatalardan ders çıkarmak
Örnek: "I learned about office politics the hard way during my first job."
Türkçesi: "İlk işimde ofis siyasetini yaşayarak öğrendim."
🧦 "Pull your socks up"
Anlamı: Paçaları sıvamak, daha fazla çaba göstermek
Örnek: "Your performance has been below expectations. You need to pull your socks up."
Türkçesi: "Performansın beklentilerin altında. Paçaları sıvamalısın."
🦶 "Get your feet under the table"
Anlamı: Adapte olmak, ayağının alışması
Örnek: "Give Sarah some time to get her feet under the table before assigning major projects."
Türkçesi: "Büyük projeler vermeden önce Sarah'nın ayağının alışması için biraz zaman ver."
🎯 "Hit the ground running"
Anlamı: İşe hızlı başlamak, vakit kaybetmemek
Örnek: "We need someone who can hit the ground running from day one."
Türkçesi: "İlk günden itibaren hızlı başlayabilecek birine ihtiyacımız var."
📞 "Touch base"
Anlamı: Kısa bir görüşme yapmak, bilgi alışverişinde bulunmak
Örnek: "Let's touch base next week about the quarterly results."
Türkçesi: "Üçer aylık sonuçlar hakkında gelecek hafta kısa bir görüşme yapalım."
📧 "Loop someone in"
Anlamı: Birini bilgilendirmek, sürece dahil etmek
Örnek: "Please loop in the marketing team on this email chain."
Türkçesi: "Lütfen pazarlama ekibini bu e-posta zincirine dahil et."
Günlük İş Hayatında Praktik Kullanım İpuçları
🎯 Bu Kelimeleri Nasıl Öğreneceğiniz
📝 Günlük Pratik
- Masanızdaki her eşyayı İngilizce adıyla etiketleyin
- Günde 3-5 yeni kelime öğrenmeyi hedefleyin
- Öğrendiğiniz deyimleri cümleler içinde kullanın
🗣️ Konuşma Pratiği
- İş arkadaşlarınızla İngilizce konuşmaya çalışın
- Toplantılarda bu deyimleri kullanın
- E-postalarınızda profesyonel ifadeler tercih edin
💡 Akılda Kalması İçin
- Görsel kartlar (flashcard) hazırlayın
- Kelimeleri cümle içinde ezberleyin
- İş süreçlerinizle ilişkilendirin
⚡ Hızlı Test: Kendinizi Deneyin!
Aşağıdaki cümleleri İngilizce'ye çevirebilir misiniz?
- "Kalemtıraşı masanın çekmecesinde."
- "Bu projeyi bitirmek için kolları sıvamalıyız."
- "Yeni çalışan hızlı adapte oldu."
- "Pazarlama ekibini bu konuya dahil edelim."
Cevaplar: 1) The pencil sharpener is in the desk drawer. 2) We need to roll up our sleeves to finish this project. 3) The new employee got their feet under the table quickly. 4) Let's loop in the marketing team on this issue.
💼 Başarılı Bir İş Kariyeri İçin
İngilizce sadece bir dil değil, kariyerinizde ilerlemenin anahtarıdır. Bu temel kelime ve deyimlerle profesyonel iletişiminizi güçlendirin ve iş dünyasında fark yaratın!
Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın (0)