İngilizcenin Geçmişten Günümüze İmtihanı - Tarihi

İngilizcenin Geçmişten Günümüze İmtihanı - Tarihi
Özge D.
Yabancı Diller
Eyl 8, 2020
205

İletişim ağlarının gelişmesiyle günümüzde bir yabancı dil öğrenmek artık gereklilik halini almıştır. Ve İngilizce, dünyada hala en çok öğrenilen dil olma özelliğini korumaktadır. Peki öğrenmek istediğimiz bu dil, tarih içinde nasıl bir değişiklik gösterdi? İşte bu yazımda sizlere İngilizcenin geçmişten günümüze yolculuğundan bahsedeceğim.

Milattan önce 55 yılında İngiltere'nin Romalılar tarafından işgal edilmesiyle, İngilizcenin Latince tarafından istilası da başlar. Şu an ölü bir dil olan Latince, İngilizceyi hayli etkilemiş ki şu an günümüzde konuşulan modern İngilizcenin yüzde yirmidokuzu Latinceden gelmektedir. Human (insan), animal (hayvan), solar (güneşe dair), lunar ( aya dair), military (askeri), science (fen), library ( kütüphane), factory (fabrika) kelimelerini Latincenin İngilizceye kattığı kelimelere örnek olarak gösterebiliriz.

Milattan sonra 450 yıllarına geldiğimizde ise Germenlerin ( günümüzdeki Almanya ve Hollanda halkı) İngiltere'ye göçmesi sonucu İngilizce bu sefer, Germen dilinin hegemonyasına girmiştir. Bu dönem Anglo-Saxon dönemi olarak bilinip aynı zamanda İngilizcenin "Old English" adıyla anıldığı dönemdir. Günümüz İngilizcesinden hayli farklı olan "Eski İngilizce"nin kökeni, Hollanda'ya ait Firizya bölgesinin dili Firizceden gelmektedir. Above (yukarıda), again (yine), and (ve), good (iyi), bad (kötü) ve drink (içmek), eat (yemek), sing (şarkı söylemek), know (bilmek) gibi birçok fiil bu dönemde İngilizcenin kelime haznesine girmiştir. Sizlere ilginç bir bilgi: Firizceden geçen knife ( bıçak), know (bilmek), knot (düğüm) gibi kelimeler, İngilizcede telaffuz edilirken "k" sesi çıkarılmaz, fakat asıl Firizce ve Hollandaca kaynağında "k" sesi telaffuz edilir. İngilizcede edilmemesinin tek sebebi konuşurken fazla güç sarfettirmesi yani dilde kullanışlı olmamasından kaynaklanır.

6. yüzyıla gelindiğinde ise Aziz Augustinus'un İngiltere'ye gelmesiyle, halkı Hristiyanlığa davet süreci başlıyor. İncil ve dini kitapların Latince yazılmasından dolayı, İngilizce tekrar Latincenin etkisi altına girmiştir. Ama bu sefer yanına etkileşimlerinden dolayı Yunancayı da almıştır Latince. Özellikle kelime bakımından Yunanca İngilizceye toplamda yüzde altılık bir katkı sunmuştur. Philosophy (felsefe), physical (fiziksel), photo (fotoğraf), philantrophy (iyilikseverlik) gibi "ph" ile başlayan sözcükler, günümüzde sık kullanılan sözcüklerden Android ( insanımsı robot), cinema (sinema), democracy (demokrasi), idea (fikir), politics (siyaset), technology (teknoloji) gibi kelimeler de Yunanca köklüdür.

Denizci bir halk olan ve Viki karakteriyle çoğumuzun hafızasına kazınan Vikingler (günümüzün İskandinav halkı) ise sekiz ve 11. yüzyıllar arasında İngiltere ve İngilizce üzerinde sarsıcı bir etki bırakmıştır. Bu dönemde özellikle Hristiyanlığın yayılmasıyla, dini tabakanın geliştirdiği yazılı Latince kültür ve dini yapılar Vikinglerin etkisiyle yakılıp yıkılmıştır. Bu dönemde İngilizce İskandinavya dillerinin etkisi altına girmiştir. Sonu "son" ile biten isimler "Old Norse" yani İskandinavya kökenlidir: Stevenson, Johnson, Robertson gibi. Ayrıca Anglo -Saxon yani Eski İngilizce döneminde kullanılan kelimelere karşılık bu dönemde İngilizceye aynı anlamlı fakat İskandinav kökenli kelimeler girmiştir. Örneğin, Eski İngilizcede kullanılan "sick" (hasta) kelimesi Vikinglerin gelmesiyle "ill" kelimesi olarak karşılık bulmuştur. Bu dönemin en önemli özelliği, İngilizceyi dilbilgisi yönünden yeniden şekillendirmiş, hatta yapısal olarak onu sadeleştirmiştir. Prepositions (edat) kullanımı bu dönemde başlamıştır. Ayrıca haftanın günlerine verilen kelimeler İskandinav tanrılarından gelmektedir. Örneğin, filmi de çekilen bir İskandinav tanrısı olan "Thor", kaynaklara göre Thursday (Perşembe) yani "Thor's Day" Thor'un gününe ilham kaynaklığı etmektedir.

1066 yılında İngiliz tarihinin en önemli olaylarından biri yaşanmıştır. Normanlar (günümüzün Fransız halkı) tarafından İngiltere istila edilmiştir. Böylece Latince, Germen dili, Yunanca ve İskandinav dillerinden sonra Fransızca da İngilizceyi etkisi altına almıştır, hem de büyük bir oranda. Yüzde yirmidokuzluk oranla İngilizce, Fransızca etkisi altında evrilmesini sürdürmüştür. İngilizcedeki gastronomi, hukuk ve askeriye ile ilgili kelimelerin çoğu Fransızca kökenlidir. Liberty (özgürlük), justice (adalet), people (insanlar), beef (et), casserole (güveç), cream (krema), croissant (kruvasan), pork (domuz eti), salad (salata), sausage (sosis), soup (çorba), cavalry (süvari), soldier (asker), battle (savaş) bu kelimelere örnek olarak verilebilir. Bilenler bilir "vrai" kelimesi Fransızcada "doğru" demektir. Bu kelimenin İngilizce karşılığı "true" kelimesidir.

İngilizcede "çok" anlamına gelen "very" kelimesi ise Fransızca "vrai" kelimesinden gelmektedir. "It's very nice" cümlesinde geçen "very", "truly" anlamında kullanılmıştır yani aslında cümle "It's truly nice" cümlesidir.

Peki gelelim insan isimlerine...Richard, Robert, Simon, John, William, Jeffrey gibi herkesin bildiği isimler de Fransızcanın İngilizceye hediye ettiği isimlerdir. Bu dönemde kültür ve feodal düzenin güçlü derebeylerinin dili Fransızca olmuş, İngilizce ise serfin yani fakir halkın dili olmuş ve Fransızca baskısından 300 yıl boyunca kurtulamamıştır.

Fakat bu süreç bir şekilde sonlanacaktı ve sonlandı da. Sürecin sonlanması ve tersine dönmesinin önemli sebeplerinden biri "Black Death" yani "Kara Veba"dır. 14. yüzyılın ortalarına doğru yayılmaya başlayan veba ilginç bir şekilde İngiltere'de en çok Fransızca konuşan şehirli, orta ve yüksek sınıf insanlarını etkilemiştir. Böylece zamanla, bir zamanın İngilizce konuşan avamı sayesinde İngilizce, İngiltere'nin resmi dili olmayı başarmıştır. Bu süreçten sonra İngiltere, hem politik, hem askeri, hem de sosyal açıdan üstün olmuş ve üzerinde güneş batmayan imparatorluğu yaratmıştır. İngilizce ise sömürgeci dönemden günümüze uzanırken İngiltere'nin gücünü göstermekte kullandığı yegane araçların başında gelmiştir. Sömürge sonrası dönemde ise, imparatorluk döneminden kalan "Commonwealth" ülkeleri İngilizceye kelime akışı sağlamıştır. Bangle (bilezik), shampoo (şampuan), balcony (balkon), kiosk (büfe), guru (Hindistan'da ruhani önder), bungalow ve pajamas (pijama) bu kelimelerdendir.

İşte İngilizce, tarih içerisinde böyle çetrefilli yollardan geçmiş fakat sonrasında bir dünya dili olmayı başarmıştır. O zaman bize de çaba gösterip öğrenmek düşer.

İngilizce öğretmeni - Özge Doğru

Yazıyı Paylaş
Yorumlar
0
Bir Cevap Yazın
E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır