İngilizce Konuşamama Sebepleri

İngilizce Konuşamama Sebepleri
Goksu O.
Yabancı Diller
Şub 1, 2021
81

Neden İngilizce konuşamıyorum diyor ve SİZ DE KONUŞAMIYORSANIZ ÇÜNKÜ

  • ARTIK ÇOK GEÇ
  • ZAMANIM YOK
  • TEMELİM YOK
  • YETENEĞİM YOK
  • DENEDİM OLMADI

DİYENLERDENSENİZ; HAKLISINIZ, KONUŞAMIYORSUNUZ;

AMA NEDEN SİZSİNİZ.

Dil eğitiminde 88 ülke arasında 73.sırada yer alan ülkemizde eğitim sisteminin yetersiz kaldığı yerler aşikardır. Ancak bu eksikliği öğrenilmiş bir çaresizlik haline getirmek, başarısızlığı perçinlemenin dışında herhangi bir sonuç doğurmayacaktır.

Öncelikle, başlamanız gereken nokta hayatınıza İngilizceyi sokmak olmaktır. Bu adım kendi gerçeklerinize uygun olarak tasarlanmış pratiğe dönüştürebilinir bir düşünsel adım olmalı ve yukarıdaki sebeplerden kaynaklanan korku ve kaygıları içermemelidir.

Neden İngilizce Konuşamıyoruz?

ARTIK ÇOK GEÇ

Dünyanın hiçbir ülkesinde herhangi bir dil eğitimi adına yapılan hiçbir araştırmada belli bir yaş grubunun bir dili öğrenemeyeceğine ilişkin varılmış bir bilimsel sonuç yoktur. Örneğin kendi ülkemizdeki okuma yazma kurslarını ele aldığımızda, 70 yaşındaki insanların bile, okuma yazma öğrenebildikleri aşikardır. Bu bağlamda ‘artık çok geç’ mazereti ile durumu daha da çok geciktirmek yerine, yapmanız gereken şey hedeflediğiniz amaca uygun olarak disiplinli bir süreç için hazır bulunulmuşluk düzeyinizi artırarak gerekirse hayat tarzınızı ve günlük programınızı değiştirerek, işe başlamak olacaktır. Hiçbir zaman geç değil ancak bir gencin öğrenme sürecinden daha yavaş ve meşakkatli olacaktır.

ZAMANIM YOK

Birçoğumuz aynı zamanda ebeveynleriz ya da ebeveyn olma yolunda ilerlemekteyiz. Çocuklarımızla konuşurken onlara nasıl ki kendilerini geliştirmeleri için nasihatler veriyor ya da genç kuşağı eleştirirken nasıl ki zamanı nasıl tükettiklerini irdeliyor, hatta hayatta emeksiz varılacak hiçbir nokta olmadığı konusunda ahkam kesiyorsak, sanırım çuvaldızı kendimize batırmamızın artık zamanı geldi. Unutmayınız ki, bugün bulunduğunuz yere de doğru ya da yanlış seçimlerle farklı eğitim kurumlarına zaman ayırarak geldiniz.

TEMELİM/YETENEĞİM YOK

Aradan yıllar geçti, bu sürede öğrenebildiklerinizin ve aklınızda kalanların yanında öğrenemedikleriniz ve tamamen unuttuklarınız da oldu. Kendi aldığınız eğitimi çocuklarınızın aldığı eğitimle karşılaştırdığınızda, ah onlara verilen şans bize verilseydi dediğinizi duyar gibiyim. Ancak birçoğumuzdan yükselen bu serzenişin karar noktasına getirirken okul yıllarındaki olumsuz tecrübelerle sekteye nasıl uğratıldığını da en çok deneyimlerin uzmanlardan birisiyim.

Unutmayınız ki, ihtiyaç psikolojisi konsepti içinde konuyu ele aldığımızda, o dönemlerde bir öğrenci idiniz ve ihtiyacınız olan en temel nokta ‘Sınıf / Sınav Geçmek ‘idi. Bugün ise bir yetişkinsiniz ve zorlu piyasa koşulları içinde ayakta kalmak için en azından bir yabancı dili konuşabiliyor olmanız gerekmekte.

Konuyu eğitim yöntemleri anlamından ele aldığımızda ise okuduğunuz yıllar arasındaki öğretme ve öğrenme modelleri tamamen değişti. Elbette, yatkınlığımız ya da ilgimiz olan şeyleri daha çabuk öğreniyoruz ancak günümüz eğitim modellerinde, her öğrenme modeline uygun sayısız yöntemler olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda, bugün çıkacağınız yeni yolda, temelinizin ve yatkınlığınızın sizin için bir kaygı sebebi değil, bir profesyonel için veri olduğunu unutmayınız.

DENEDİM OLMADI

Sputnik araştırmasının 2019 yılında yaptığı araştırmaya göre, ülkeler arasındaki sıralamamıza tezat olarak, Türkiye’de dil öğrenmek adına ayrılan para 300 milyon dolar! Bu araştırma sonucuna ek olarak , yıllardır yetişkinlerle çalışan bir öğretmen olarak bana gelen başvurulardan kişilerin şahsi olarak ayırdıkları ve çöp olan bütçeyi de hesaplayınca ,bu serzenişini önemsemek ile birlikte , bilindik yanlışları tekrarlamamak için bundan sonra yapacağınız seçimlerin önemine değinmek istiyorum.

Öncelikle ‘temelinizin ve yatkınlığınızın sizin için bir kaygı sebebi değil, bir profesyonel için veri olduğunu unutmayınız’ ilkesinden hareketle, her İngilizce bilenin ‘ek kazanç sağlamak’ adına İngilizce öğrettiği bir ortamda, belirteçlerinizi veri olarak kabul edecek ve size özel olarak programlama yapacak, yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olan profesyoneller ile çalışın. Nasıl ki karnımız ağrıdığında nöroloğa, başımız ağrıdığında dahiliye doktoruna başvurmuyor iseniz, dil öğrenirken de Amerika’da işletme yüksek lisansı yapmış bankacıya ya da ilkokulda derse giren kendi yaş grubunuzla çalışmayan bir öğretmene başvurmayın. Bununla birlikte, bir kişinin ana dilinin İngilizce olmasının, dil öğretiminde bilimsel herhangi bir yeri olmadığını unutmayın. Kanımca, bir yabancıya Türkçe öğretmeye başlamak, bunu deneyimlemenin en güzel yolu olacaktır.

İkincil olarak, tek tip ders kitap kaynakları belirleyen, 1 kur alana 1 kur bedava zihniyetini kapsayan tüm kurum ve kuruluşların ticari oyunlarına gelerek, çöpe atılan bütçeye katkıda bulunmayın. Dünyada yazılmış hiçbir kaynağın tamamı ya da başka deyişle tüm sayfaları, bir kişinin tüm ihtiyaçlarına cevap verecek mükemmellikte hazırlanmamıştır.

Öğrenilmiş çaresizliklerimizi, kaygılarımızı bir kenara bırakıp, doğru kişileri de seçtikten sonra, yapmamız gereken şey, kendimizi gerek maddi ve manevi olarak yoğun, sabır ve disiplin gerektiren bir programa hazırlayarak , sizin için hazırlanmış programa harfiyen uymanız olacaktır.

İngilizce Öğretmeni - Göksu ÖZBEK

Yazıyı Paylaş
Yorumlar
0
Bir Cevap Yazın
E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır