Can ve Could Yardımcı Fiilleri Nasıl Kullanılır

Can ve Could Yardımcı Fiilleri Nasıl Kullanılır
sümeyye A.
Yabancı Diller
Kas 8, 2020
130

Can ve Could Yardımcı Fiilleri Nasıl Kullanılır?

İngilizce’de var olan ”can-could” yardımcı fiiler cümleye birçok anlam katmaktadır. Genel olarak -bilmek olarak çevrilen bir anlam taşısa da aslında cümleye kattığı anlamlar çok farklı şekillerde olabilmekte.

Bunları başlıkları halinde incelersek:

  • -e bilmek (ability)

  • İhtimaller ve İmkansızlıklar(possibilities and impossibilities)

  • İzin(permission)

  • Talep (request)

  • Teklifler (offers)

  • Tavsiyeler

  • Soru eki (Can you…?/Could she…?)

NOT : Can, cannot, could gibi modal verb kullanımlarından sonra gelen fiilerle “to” eki kullanılmaz. 

  • I can to swim. 

  • I can swim.

ABILIT / -E BİLMEK

Öncelikle “can” ve “could” ‘un ability yani bir şeyi yapabilmek anlamına bakalım. “Can” yardımcı fiilini şimdiki ya da gelecek zamanda kullanabilirsiniz. 

Örneğin : Can you come with us on Monday?

  • She can speak Spanish ver well. 

Ayrıca fark ettiyseniz speak fiili ‘s’ takısı almadı. Modal verb’lerden sonraki fiilerde bu böyledir. 

Şimdi bir de could’a bakalım. Could, can’in past tense versiyonudur. Aynı durumdaki örneklerin geçmiş zaman hallerinde could kullanırız. 

  • My dad could run much faster when he was young.

  • He could play the flute when he was a child.

  • She can beat me at chess.

  • He can’t lift heavy weights. (Can’t burada olumsuz anlam taşır. Bir şeyi yapamama durumunu ifade eder. Can’t ya da cannot olarak yazımıyla karşılaşabilirsiniz.) 

Can ve Could Fiilleri Örnek Cümleler 

POSSIBILITY / İHTİMAL

Elbette can ve could bizim için sadece ability ile sınırlı kalmıyor. Çünkü can ve could’un kullanım alanları anlamı değiştirebiliyor. İhtimallerden bahsederken COULD kullanırız.

Şöyle düşünelim: Birlikte otobüs bekliyoruz, otobüsün gelmesi gerek ama gelmedi. 

Bu durumda ne derdik?  

  • Hmm, the bus could be in traffic.

 Yani burada bir tahmin yapıyoruz. Fakat çevirisi “otobüs trafikte olabilirdi” değil, “otobüs trafikte olabilir” oluyor. Sebebi ise mevcut durumda ihtimal üzerine konuşmamız. 

Bir başka örnek verelim.

  • If you dont study, you could fail the exam. 

Peki bu kesin mi? Çalışmazsam kesin başarısız olacak mıyım? Hayır, bilemeyiz. Bu yüksek oranda bir ihtimal olabilir belki ama yine de bir ihtimal. Burada da gelecek zamandaki bir durum için ihtimal üzerine konuşuyoruz. Peki geçmiş zamandaki bir ihtimalden bahsedebilir miyiz mesela? Elbette! 

  • You could  have gotten the job if you had come to the interview. 

Mülakata gitme ihtimalin vardı ama bir sebepten dolayı gitmedin, gitseydin işi alırdın. Yine bir ihtimal. Bu örnekte de geçmiş zamandaki bir durum için ihtimal üzerine konuşuyoruz.

Burada general possibilty durumundan bahsetmekte önem var. Genel durumlar ve yargılar üzerindeki ihtimallerden konuşurken can kullanılabilir, bu kabul edilir olsa da aslında yaygın değildir. Kullanırsanız kimse sizi elbette yadırgamaz, ama dili doğru kullanmakta yarar var.

Bir diğer kullanım kibar ifadeler yani polite expressions. Could’un bu kullanımını aslında can’in gayri resmi durumlarda could olarak kullanılmasıdır. Yani normalde samimi olduklarınızla can ile konuşurken resmi konuşmalarında could kullanırsınız. Bunları şu şekilde başlıklandırabiliriz. Ayrıca bu başlıkların hepsi can’in de kullanım alanlarıdır. Bu yüzden her biri için ayrı can örneği de vereceğiz.

1) öneri sunma (suggestion) 

Buradaki ifadeler biraz daha resmi (formal) ve kibar(polite) dille ifade edilenlerdir. Gayri resmi (informal) ifadelerde ise can kullanılır.

  • We could try that famous Korean coffee tomorrow.

  • You could ask you father to send you some money.

Gayri resmi ifadelerde: We can play CS after we will arrive home. 

2) talep (request)

Tanımadığınız biri ile konuşurken “Camı açar mısın?” demezsiniz değil mi?

  • Could you open the window please, because it’s so hot. 

  • Could I speak to your manager please?

Fark ettiyseniz resmi talep cümlelerinin sonunda “please” kulanıyoruz. Sebebi could’un can’den daha kibar ve resmi olmasıdır. 

Gayri resmi ifadelerde: Hey dude! Can you do me a favor? 

  • d) izin (permission)

  • Could I borrow your scissors? 

  • Mr. George, could I take the day off next Monday? 

Gayri resmi ifadelerde: Mom, can I take 5 pounds  from your purse?

Son olarak Cannot/Can’t yani olumsuz anlamdaki can’den bahsedelim. Buradaki anlam da yine cümleye göre değişmekte olup hem resmi hem gayri resmi konuşmalarda tek biçimde kullanılır.

  • You can’t talk to the president right now.

  • No sir, you can’t sit at this table.

  • She can’t lie to you man!

  • My mom can’t cook like yours.

  • I can’t help you now, because I am in rush.

  • She couldn’t swim last year.

Bu yazımızda sizin için Can, can’t ve could yapılarını anlattık. Diğer paylaşımlarımızı görmek için takipte kalın, sorularınızı yorum olarak bırakmayı unutmayın. Keep in touch!

Yazıyı Paylaş
Yorumlar
0
Bir Cevap Yazın
E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır