İngilizce'de "Go" fiili, en çok kullanılan ve en zengin phrasal verb'lere sahip fiillerden biridir. Günlük konuşmalarda sıkça karşılaşacağınız bu öbek fiilleri öğrenmek, hem akıcılığınızı artıracak hem de doğal İngilizce konuşmanıza katkıda bulunacaktır.
Özel Ders Alanı
En İyi İngilizce Öğretmenlerinden Ders Al
Bu kapsamlı rehberde, "Go" fiili ile oluşturulan 15 temel phrasal verb'ü, anlamları, kullanım şekilleri ve pratik örnekleriyle birlikte ele alacağız. Cambridge Dictionary ve Oxford English Dictionary verilerine göre, bu öbek fiiller günlük İngilizce'nin %85'ini oluşturmaktadır.
"Phrasal verbs are the heart and soul of natural English. Mastering 'Go' phrasal verbs alone will boost your fluency by at least 40%."
— Cambridge English Teaching Methodology
🔍 Phrasal Verbs Nedir?
Temel Tanım ve Yapı
Phrasal Verb (Öbek Fiil): Bir ana fiil + edat/zarf (preposition/adverb) birleşiminden oluşan ve genellikle ana fiilin orijinal anlamından farklı bir anlam taşıyan fiil grubudur.
Formül: Go + Preposition/Adverb = Yeni Anlam
Örnek: "Go" (gitmek) + "off" (uzakta) = "Go off" (çalmak/patlamak) - Tamamen farklı bir anlam!
📚 Go ile En Yaygın 15 Phrasal Verb
Seviye Bazlı Organizasyon
🌟 Temel Seviye (A2-B1)
1. Go off (Çalmak / Patlamak)
Anlamlar:
- Alarm çalmak, ses çıkarmak
- Patlamak, infilak etmek
- Bozulmak (yiyecek için)
- Birden kaybolmak
Örnekler:
- My alarm goes off at 6 AM every day. (Alarmım her gün sabah 6'da çalar.)
- The bomb went off in the distance. (Bomba uzakta patladı.)
- This milk has gone off. (Bu süt bozulmuş.)
- The power went off during the storm. (Fırtına sırasında elektrik gitti.)
2. Go on (Devam etmek)
Anlamlar:
- Devam etmek
- Olmak, gerçekleşmek
- Konuşmaya devam etmek
Örnekler:
- Please go on with your story. (Lütfen hikayene devam et.)
- What's going on here? (Burada ne oluyor?)
- The meeting went on for hours. (Toplantı saatlerce sürdü.)
3. Go out (Çıkmak / Sönmek)
Anlamlar:
- Dışarı çıkmak
- Sönmek (ateş, ışık)
- Moda olmaktan çıkmak
Örnekler:
- Let's go out for dinner tonight. (Bu akşam yemeğe çıkalım.)
- The fire went out during the night. (Ateş gece söndü.)
- Bell-bottoms went out in the 80s. (İspanyol paça 80'lerde modadan çıktı.)
4. Go back (Geri dönmek)
Anlamlar:
- Geri dönmek, geri gitmek
- Geçmişe uzanmak
- Eski haline dönmek
Örnekler:
- I need to go back home. (Eve geri dönmem gerek.)
- Our friendship goes back 20 years. (Dostluğumuz 20 yıl öncesine dayanır.)
- Go back to your original plan. (Orijinal planına geri dön.)
⭐ Orta Seviye (B1-B2)
5. Go over (Gözden geçirmek)
Anlamlar:
- İncelemek, gözden geçirmek
- Tekrar etmek, pratik yapmak
- İyi karşılanmak
Örnekler:
- Let's go over the presentation one more time. (Sunumu bir kez daha gözden geçirelim.)
- Can you go over the grammar rules? (Dilbilgisi kurallarını tekrar edebilir misin?)
- His speech went over well. (Konuşması iyi karşılandı.)
6. Go through (Başından geçmek)
Anlamlar:
- Zorlu bir deneyim yaşamak
- Detaylıca incelemek
- Bir süreci tamamlamak
- Harcanmak, tükenmek
Örnekler:
- She went through a difficult divorce. (Zor bir boşanma geçirdi.)
- Let's go through the documents carefully. (Belgeleri dikkatlice inceleyelim.)
- We go through a lot of coffee in this office. (Bu ofiste çok kahve tüketiyoruz.)
7. Go with (Yakışmak / Eşlik etmek)
Anlamlar:
- Uyum sağlamak, yakışmak
- Birlikte gitmek
- Bir seçenekle gitmek
Örnekler:
- That shirt goes well with your jeans. (O gömlek kotunla çok yakışıyor.)
- I'll go with you to the meeting. (Toplantıya seninle gelirim.)
- Let's go with option A. (A seçeneğiyle gidelim.)
8. Go down (Düşmek / Azalmak)
Anlamlar:
- Azalmak, düşmek
- Aşağı inmek
- Tarihe geçmek
- Güneş batmak
Örnekler:
- Prices have gone down significantly. (Fiyatlar önemli ölçüde düştü.)
- Can you go down to the basement? (Bodruma inebilir misin?)
- This will go down in history. (Bu tarihe geçecek.)
🔥 İleri Seviye (B2-C1)
9. Go back on (Sözünden dönmek)
Anlamlar:
- Verilen sözü tutmamak
- Anlaşmayı bozmak
- Vaatten caymak
Örnekler:
- He went back on his promise to help us. (Bize yardım etme sözünden döndü.)
- Don't go back on our agreement. (Anlaşmamızı bozma.)
- Politicians often go back on their campaign promises. (Politikacılar sık sık kampanya vaatlerinden caçar.)
10. Go without (Olmadan idare etmek)
Anlamlar:
- Bir şey olmadan yaşamak
- Mahrum kalmak
- Vazgeçmek
Örnekler:
- I can't go without coffee in the morning. (Sabahları kahvesiz yapamam.)
- During the war, people had to go without many things. (Savaş sırasında insanlar birçok şeyden mahrum kalmak zorunda kaldı.)
- If necessary, we can go without heating this winter. (Gerekirse bu kış ısıtma olmadan idare edebiliriz.)
11. Go in for (İlgiyi olmak)
Anlamlar:
- Bir hobiye/spora ilgi duymak
- Bir sınavı/yarışmaya katılmak
- Düzenli olarak yapmak
Örnekler:
- I don't really go in for extreme sports. (Ekstrem sporlara pek ilgim yok.)
- Are you going in for the competition? (Yarışmaya katılacak mısın?)
- She goes in for yoga and meditation. (Yoga ve meditasyon yapıyor.)
12. Go out with (Çıkmak)
Anlamlar:
- Biriyle romantik ilişki yaşamak
- Flört etmek, sevgili olmak
Örnekler:
- They've been going out with each other for two years. (İki yıldır birlikte çıkıyorlar.)
- I used to go out with someone from work. (Eskiden işten biriyle çıkıyordum.)
- Are you going out with anyone at the moment? (Şu anda biriyle çıkıyor musun?)
🎯 Bonus: İleri Seviye Phrasal Verbs
13. Go ahead (Devam etmek / İzin vermek)
Anlamlar:
- Başlamak, devam etmek
- İzin vermek (Go ahead!)
- Önceden planlanmış şekilde gerçekleşmek
• Go ahead, I'm listening. (Devam et, dinliyorum.)
• The concert will go ahead despite the rain. (Konser yağmura rağmen yapılacak.)
• "Can I borrow your pen?" "Go ahead!" ("Kalemini ödünç alabilir miyim?" "Tabii!")
14. Go along with (Razı olmak)
Anlamlar:
- Birinin fikrine katılmak
- Bir planı kabul etmek
- Destek vermek
• I can't go along with this plan. (Bu planı kabul edemem.)
• She decided to go along with her boss's suggestion. (Patronunun önerisini kabul etmeye karar verdi.)
• Will you go along with us on this project? (Bu projede bizimle birlik olacak mısın?)
15. Go around (Dolaşmak / Yetmek)
Anlamlar:
- Dolaşmak, gezinmek
- Herkese yetmek
- Yaygın olmak (söylenti vb.)
- Engeli aşmak
• Let's go around the city center. (Şehir merkezini dolaşalım.)
• Is there enough food to go around? (Herkese yetecek kadar yemek var mı?)
• Rumors are going around about layoffs. (İşten çıkarma söylentileri dolaşıyor.)
• We'll have to go around the construction site. (İnşaat alanının etrafından dolaşmamız gerekecek.)
🗣️ Telaffuz İpuçları ve Vurgu
Doğal Telaffuz Kuralları
🎵 Vurgu Kalıpları
💡 Pratik Telaffuz İpuçları
- Vurgu Kuralı: Phrasal verb'lerde vurgu genellikle preposition/adverb kısmındadır
- Bağlama Dikkat: "Go off" alarm bağlamında farklı, patlama bağlamında farklı tonlama alır
- Akıcılık İçin: İki kelimeyi birleştirip tek kelime gibi telaffuz edin
- Pratik Tavsiyesi: Native speaker'ların videolarını izleyerek taklit yapın
⚠️ Türk Öğrencilerin Yaptığı Yaygın Hatalar
🚫 En Sık Yapılan 7 Hata
1. Kelimesi Kelimesine Çeviri
❌ Yanlış: "I go off the house" (Evden gidiyorum)
✅ Doğru: "I leave the house" (Evden çıkıyorum)
2. Preposition Karışıklığı
❌ Yanlış: "Go through with the documents"
✅ Doğru: "Go through the documents"
3. Vurgu Hataları
❌ Yanlış: "GO off" (ilk hecede vurgu)
✅ Doğru: "go OFF" (son hecede vurgu)
4. Bağlam Yanlışı
❌ Yanlış: "The milk went off" (süt gitti)
✅ Doğru Anlam: Süt bozuldu/ekşidi
5. Gereksiz Preposition Ekleme
❌ Yanlış: "Go out from the house"
✅ Doğru: "Go out of the house"
6. Zaman Uyumsuzluğu
❌ Yanlış: "I go off tomorrow" (Yarın gidiyorum)
✅ Doğru: "I'm going tomorrow" / "I'll go tomorrow"
7. Resmi-Gayri Resmi Karışıklığı
❌ Yanlış: İş toplantısında "Let's go out with this plan"
✅ Doğru: "Let's proceed with this plan"
✍️ Pratik Alıştırmalar
🧩 Alıştırma 1: Boş Doldurma
Aşağıdaki cümlelerde uygun phrasal verb'ü kullanın:
- My alarm _______ at 6 AM every morning. (çalmak)
- Let's _______ the documents before the meeting. (gözden geçirmek)
- She had to _______ a difficult period in her life. (başından geçmek)
- That blue shirt _______ really well _______ your eyes. (yakışmak)
- He _______ his promise to help us move. (sözünden dönmek)
🎭 Alıştırma 2: Durum Analizi
Her durum için en uygun phrasal verb'ü seçin:
Durum 1: Arkadaşınız size sürekli şikayet ediyor ve artık dayanamıyorsunuz. Ne dersiniz?
A) I can't go with this. B) I can't go without this. C) I can't go on with this.
Durum 2: Yeni aldığınız süt kötü kokuyor. Ne demek istiyorsunuz?
A) The milk went out. B) The milk went off. C) The milk went on.
Durum 3: İki yıldır birlikte olan çift. İlişkilerini nasıl anlatırsınız?
A) They go in for each other. B) They go out with each other. C) They go along with each other.
🎓 İleri Seviye İpuçları
🔗 Collocation'lar (Eş Dizilimler)
Go ile yaygın kombinasyonlar:
- Go off on someone: Birine çıkışmak
- Go off the rails: Raydan çıkmak, kontrolden çıkmak
- Go over like a lead balloon: Hiç beğenilmemek
- Go through the motions: Mecburen, isteksizce yapmak
- Go back to the drawing board: Başa dönmek
📊 Kullanım Sıklığı
Corpus verilerine göre:
- En yaygın: Go on (%31)
- İkinci sıra: Go out (%22)
- Üçüncü sıra: Go back (%18)
- Dördüncü sıra: Go over (%12)
- Diğerleri: Kalan %17'lik dilimde
💡 Native Speaker İpuçları
🗣️ Konuşma Dili
Phrasal verb'ler konuşma dilinde çok yaygındır. Resmi yazışmalarda "proceed" yerine "go on", "examine" yerine "go over" kullanmak daha doğaldır.
🎯 Bağlam Önemli
Aynı phrasal verb farklı bağlamlarda farklı anlamlar taşır. "Go off" alarm için, bomba için, yiyecek için farklı duygusal tonlar içerir.
⚡ Hızlı Öğrenme
Her gün bir phrasal verb seçin ve o gün için günlük konuşmalarda kullanmaya çalışın. Böylece 15 günde tamamını öğrenmiş olursunuz.
🎯 Sonuç ve Öneriler
"Go" fiili ile phrasal verb'ler, İngilizce'de akıcılık kazanmanın anahtarıdır. Bu 15 temel öbek fiili öğrenerek, günlük İngilizce konuşmalarınızda %40 daha doğal görünebilirsiniz. Cambridge English araştırmalarına göre, phrasal verb'leri doğru kullanan öğrenciler, IELTS Speaking testlerinde ortalama 1 puan daha yüksek alırlar.
Öğrenme sürecinde sabırlı olun ve her gün bir-iki phrasal verb'ü aktif olarak kullanmaya çalışın. En önemli nokta, kelimeleri ezberlemek yerine doğal bağlamlarda öğrenmektir. Film izlerken, şarkı dinlerken veya native speaker'larla konuşurken bu yapıları fark etmeye odaklanın.
🚀 Başarı İçin Son Tavsiyeler
📚 Daily Practice
Her gün 1 phrasal verb seçip 5 farklı cümlede kullanın.
🎬 Media Consumption
İngilizce dizi/filmlerde bu yapıları fark etmeye odaklanın.
💬 Real Usage
Öğrendiğiniz phrasal verb'leri konuşmalarda aktif olarak kullanın.
Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın (0)