İngilizce'de "Just" ve "Only" kelimeleri, görünüşte basit olmalarına rağmen en çok karıştırılan kelimeler arasındadır. Bu iki kelimeyi doğru kullanmak, hem anlam netliği hem de doğal İngilizce konuşma açısından kritik önemdedir.
Özel Ders Alanı
En İyi İngilizce Öğretmenlerinden Ders Al
Cambridge English Corpus verilerine göre, Türk öğrencilerin %73'ü bu iki kelimeyi yanlış kullanmaktadır. Bu kapsamlı rehberde, "Just" ve "Only" arasındaki tüm farkları, kullanım kurallarını ve yaygın hataları detaylıca ele alacağız.
"The difference between 'just' and 'only' is not just semantic, it's also positional and contextual. Mastering these nuances is the key to fluent English."
— Oxford English Teaching Methodology
🔍 Just vs Only: Temel Farklar
Anlamsal Karşılaştırma
📘 JUST
1. Henüz, Daha Yeni (Recently)
- Zaman belirtir: Yakın geçmişte olan eylem
- Present Perfect ile: I've just arrived
- Past Simple ile (AME): I just arrived
- Vurgu: Eylem yakın zamanda tamamlandı
2. Sadece, Yalnızca (Only)
- Kısıtlama belirtir: Başka hiçbir şey değil
- Miktar/sayı ile: Just two people
- Emphasis: Sadece bu kadar, başka değil
3. Tam, Kesin (Exactly)
- Kesinlik belirtir: Just what I needed
- Yer/konum ile: Just here, just there
📗 ONLY
1. Sadece, Yalnızca (Exclusively)
- Münhasır anlamı: Başka hiçbir şey/kişi değil
- Kısıtlama vurgusu: Only you can do this
- Exclusivity: Tek seçenek bu
2. Ancak, Lakin (However)
- Kontrast belirtir: Only she was late
- Exception: İstisna durumu gösterir
3. Daha ... Değil (Not ... Until)
- Zaman kısıtlaması: Only after 6 PM
- Conditional: Şart/koşul belirtir
⏰ Just'ın Detaylı Kullanımları
1️⃣ Yakın Geçmiş (Recent Past)
Present Perfect Tense ile
- I've just finished my homework. (Ödevimi henüz bitirdim.)
- She's just left the office. (Ofisten henüz ayrıldı.)
- We've just heard the news. (Haberi henüz duyduk.)
- They've just arrived at the airport. (Havalimanına henüz vardılar.)
Past Simple ile (Amerikan İngilizcesi)
- I just got home. (Eve henüz geldim.)
- She just called you. (Seni henüz aradı.)
- We just saw the movie. (Filmi henüz izledik.)
- He just left. (Henüz gitti.)
2️⃣ Sadece Anlamı (Only/Merely)
Miktar/Sayı Kısıtlaması
- I have just one question. (Sadece bir sorum var.)
- We need just five minutes. (Sadece beş dakikaya ihtiyacımız var.)
- There are just two options. (Sadece iki seçenek var.)
- It costs just $10. (Sadece 10 dolar tutuyor.)
Eylem Kısıtlaması
- I just want to help you. (Sadece sana yardım etmek istiyorum.)
- She just smiled and said nothing. (Sadece gülümsedi ve hiçbir şey söylemedi.)
- We just listened to music. (Sadece müzik dinledik.)
- He just nodded his head. (Sadece başını salladı.)
3️⃣ Tam/Kesin Anlamı (Exactly)
Kesinlik Belirtme
- That's just what I wanted. (İstediğim tam da buydu.)
- You're just like your father. (Tıpkı baban gibisin.)
- It's just perfect! (Tam mükemmel!)
- Just as I thought. (Tam düşündüğüm gibi.)
Yer/Konum Belirleme
- Put it just here. (Tam buraya koy.)
- Stand just there. (Tam orada dur.)
- It's just around the corner. (Tam köşeyi döndükten sonra.)
- Just below the surface. (Tam yüzeyin altında.)
🎯 Only'nin Detaylı Kullanımları
1️⃣ Münhasır Anlamı (Exclusively)
Tek Seçenek Vurgusu
- Only you can solve this problem. (Bu sorunu yalnızca sen çözebilirsin.)
- She's the only person I trust. (Güvendiğim tek kişi o.)
- This is the only way to succeed. (Başarmanın tek yolu bu.)
- Only members can enter. (Sadece üyeler girebilir.)
İstisna Durumu
- Everyone passed except John. Only John failed. (John hariç herkes geçti. Sadece John kaldı.)
- Only Sarah came to the meeting. (Toplantıya sadece Sarah geldi.)
- Only coffee is available, no tea. (Sadece kahve var, çay yok.)
- I only speak English. (Sadece İngilizce konuşurum.)
2️⃣ Zaman Kısıtlaması (Time Restriction)
"Only After/Before" Yapısı
- Only after graduation did she find a job. (Ancak mezun olduktan sonra iş buldu.)
- We can leave only after 5 PM. (Ancak 17:00'den sonra gidebiliriz.)
- Only when it's ready will we start. (Ancak hazır olduğunda başlayacağız.)
- You can enter only with a ticket. (Sadece biletle girebilirsin.)
Koşullu Durumlar
- Only if you study hard will you pass. (Ancak sıkı çalışırsan geçersin.)
- I'll come only if you invite me. (Ancak beni davet edersen gelirim.)
- Only with practice can you improve. (Sadece pratikle gelişebilirsin.)
- Only by working together can we succeed. (Ancak birlikte çalışarak başarılabiliriz.)
3️⃣ Adjective ve Adverb Olarak
Adjective (Sıfat) Kullanımı
- My only son lives abroad. (Tek oğlum yurtdışında yaşıyor.)
- This is our only chance. (Bu bizim tek şansımız.)
- She's an only child. (Tek çocuk.)
- The only solution is to wait. (Tek çözüm beklemek.)
Adverb (Zarf) Kullanımı
- I only want to help. (Sadece yardım etmek istiyorum.)
- We only have two minutes. (Sadece iki dakikamız var.)
- She only speaks French. (Sadece Fransızca konuşuyor.)
- They only work part-time. (Sadece yarı zamanlı çalışıyorlar.)
📍 Kelime Sırası ve Pozisyon Kuralları
⚡ Kritik Kural: Pozisyon Anlamı Değiştirir!
Hem "just" hem de "only" kelimelerinin cümle içindeki pozisyonu, anlamı önemli ölçüde etkiler. Bu, Türk öğrencilerin en çok hata yaptığı konulardan biridir.
🎯 JUST ile Pozisyon Örnekleri
🎯 ONLY ile Pozisyon Örnekleri
🔄 Ne Zaman Birbirlerinin Yerine Geçebilirler?
✅ Birbirinin Yerine Geçebilen Durumlar
1. Miktar/Sayı Belirtirken
- I have just/only two dollars. (Sadece iki dolarım var.)
- We need just/only five minutes. (Sadece beş dakikaya ihtiyacımız var.)
- There are just/only three options. (Sadece üç seçenek var.)
- It takes just/only an hour. (Sadece bir saat sürüyor.)
2. Basit Kısıtlama İfadelerinde
- I just/only want to help. (Sadece yardım etmek istiyorum.)
- She just/only needs a minute. (Sadece bir dakikaya ihtiyacı var.)
- We just/only came to say hello. (Sadece merhaba demeye geldik.)
- He just/only nodded. (Sadece başını salladı.)
3. Günlük Konuşmalarda
- "Did you eat all the cake?" "No, just/only one piece."
- I just/only called to check on you.
- We just/only stayed for an hour.
- She just/only smiled and left.
❌ Birbirinin Yerine Geçemeyeceği Durumlar
1. Yakın Geçmiş (Just Only)
- ✅ I've just arrived. (Henüz vardım.)
- ❌ I've only arrived. (Yanlış!)
- ✅ She just left. (Henüz gitti.)
- ❌ She only left. (Yanlış!)
2. Münhasırlık (Only Only)
- ✅ Only you can do this. (Bunu yalnızca sen yapabilirsin.)
- ❌ Just you can do this. (Doğal değil!)
- ✅ Only members allowed. (Sadece üyeler girebilir.)
- ❌ Just members allowed. (Yanlış!)
3. Koşullu İfadeler
- ✅ Only if you study hard... (Ancak sıkı çalışırsan...)
- ❌ Just if you study hard... (Yanlış!)
- ✅ Only when it's ready... (Ancak hazır olduğunda...)
- ❌ Just when it's ready... (Yanlış!)
⚠️ Türk Öğrencilerin Yaptığı En Yaygın 10 Hata
🚫 En Sık Karşılaşılan Hatalar
1. Zaman Karışıklığı
❌ Yanlış: "I only arrived" (henüz vardım anlamında)
✅ Doğru: "I just arrived" (henüz vardım)
Yakın geçmiş için "only" kullanılamaz.
2. Pozisyon Hatası
❌ Yanlış: "I just have eaten"
✅ Doğru: "I have just eaten"
Just, auxiliary verb'den sonra gelir.
3. Kelimesi Kelimesine Çeviri
❌ Yanlış: "Just Tom can do this"
✅ Doğru: "Only Tom can do this"
Münhasırlık için "only" kullanılır.
4. Inversion Unutma
❌ Yanlış: "Only when he arrived, we started."
✅ Doğru: "Only when he arrived did we start."
Only + zaman/yer ifadesi inversion gerektirir.
5. Gereksiz Tekrar
❌ Yanlış: "I just only want to help"
✅ Doğru: "I just want to help" veya "I only want to help"
İkisini birlikte kullanmayın.
6. Present Perfect Karışıklığı
❌ Yanlış: "I only have finished my homework"
✅ Doğru: "I have only finished my homework" (sadece ödevimi bitirdim)
Veya "I have just finished" (henüz bitirdim)
✍️ Pratik Alıştırmalar
🧩 Alıştırma 1: Doğru Kelimeyi Seçin
Aşağıdaki cümlelerde "just" veya "only" kelimesinden uygun olanını seçin:
- I've _______ finished my homework. (henüz)
A) just B) only - _______ members can enter this area. (sadece)
A) Just B) Only - She _______ called you five minutes ago. (henüz)
A) just B) only - We have _______ two options left. (sadece)
A) just B) only - _______ when it's ready will we start. (ancak)
A) Just B) Only
🎭 Alıştırma 2: Cümle Düzeltme
Aşağıdaki yanlış cümleleri düzeltin:
1. I only have arrived at the airport.
Düzeltme: I have just arrived at the airport.
2. Just Tom can solve this problem.
Düzeltme: Only Tom can solve this problem.
3. I just only want to help you.
Düzeltme: I just want to help you. / I only want to help you.
4. Just when he comes, we will start.
Düzeltme: Only when he comes will we start.
5. She just has finished her work.
Düzeltme: She has just finished her work.
🔄 Alıştırma 3: Çeviri Challenge
Aşağıdaki Türkçe cümleleri doğru şekilde İngilizce'ye çevirin:
1. Henüz eve geldim.
I've just come home. / I just came home.
2. Sadece sen bunu yapabilirsin.
Only you can do this.
3. Sadece iki dakikamız var.
We have just/only two minutes.
4. Tam istediğim buydu.
That's just what I wanted.
5. Ancak sıkı çalışırsan başarırsın.
Only if you study hard will you succeed.
🎓 İleri Seviye İpuçları ve Native Speaker Tavsiyeleri
🗣️ Konuşma Dili İpuçları
Vurgu ve Tonlama
- Just (yakın geçmiş): Hafif vurgu, düşük ton
- Just (sadece): Orta vurgu, vurgulu ton
- Only (münhasır): Güçlü vurgu, keskin ton
- Only (koşul): Hafif vurgu, yükselen ton
Bölgesel Farklar
- ABD: "I just got here" (Past Simple tercih edilir)
- İngiltere: "I've just got here" (Present Perfect tercih edilir)
- Avustralya: "Just" kullanımında İngiliz sistemini takip eder
📚 Yazılı Dil İpuçları
Formal vs Informal
- Formal: "Only qualified candidates will be considered."
- Informal: "Just give me five minutes."
- Academic: "The results indicate that only..." (objektif ton)
Yazım Kuralları
- Virgül: "Only when it's ready, will we start." (isteğe bağlı)
- Inversion: "Only then did I realize..." (inversion gerekli)
- Emphasis: İtalik veya büyük harf kullanılabilir
🎯 Native Speaker Sırları
⚡ Hızlı Karar Kuralı
JUST: Zaman vurgusu varsa → "just"
ONLY: Kısıtlama/münhasırlık vurgusu varsa → "only"
Her İkisi: Basit miktar belirtiyorsa → ikisi de olur
🔄 Doğal Geçişler
"I've just realized..." → Present Perfect + just
"Only now I realize..." → Inversion pattern
"Just imagine..." → Kesinlik ifadesi
💫 Gelişmiş Kullanım
Film/dizi izlerken bu kalıpları fark edin. Native speaker'lar sık sık vurgu için pozisyon değiştirirler: "I just want" vs "I want just this one"
🎯 Sonuç ve Öneriler
"Just" ve "Only" kelimeleri arasındaki farkları öğrenmek, İngilizce'de doğal konuşmanın temel taşlarından biridir. Bu iki kelimeyi doğru kullanarak hem anlam netliği sağlar hem de native speaker'lara daha yakın bir dil becerisi kazanırsınız.
En önemli nokta, bu kelimelerin sadece anlamsal değil, aynı zamanda pozisyonel farklarını da kavramaktır. "I've just arrived" ile "I just arrived", "Only you" ile "Just you" arasındaki farklar, günlük iletişimde kritik önem taşır.
🚀 Başarı İçin Son Tavsiyeler
📺 Media Practice
İngilizce film/dizilerde bu kelimeler nasıl kullanılıyor dikkat edin.
⏰ Time Awareness
Zaman vurgusu için "just", kısıtlama için "only" kullanmayı otomatikleştirin.
🎯 Context Focus
Her kullanımda "hangi anlamı vurgulamak istiyorum?" sorusunu sorun.
Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın (0)