İngilizce Edatlar: Kullanım Rehberi ve Gerçek Hayattan Örneklerle Tam Liste

Yazar: Yasin G. | 25.03.2024 - 21 dakikalık okuma. Görüntülenme: 196
İngilizce Edatlar: Kullanım Rehberi ve Gerçek Hayattan Örneklerle Tam Liste
B u rehber, İngilizce edatların kullanımını A'dan Z'ye öğretmek için tasarlanmıştır. Temel ve ileri düzey edatları, anlamlarını ve kontekste nasıl kullanılacaklarını örnek cümlelerle keşfedin.

Merhabalar! İngilizce öğrenme serüveninizde size eşlik eden kahramanlarımızdan biri de edatlar, yani prepositions.

Bu küçük ama güçlü kelimecikler, cümle içinde büyük işler başarır ve dilimizin anlaşılırlığını artırır. İster günlük konuşmalarda, ister akademik yazılarda olsun, İngilizce edatların doğru kullanımı, iletişiminizi bir üst seviyeye taşıyacaktır.

Bu yazımızda, "on, in, at" gibi sıkça karşılaştığımız edatları, gerçek hayattan örneklerle ele alıyor ve doğru kullanımlarını sizler için detaylandırıyoruz. İngilizceyi iyileştirmek, konuşmalarınızı zenginleştirmek ve dil becerilerinizi geliştirmek için doğru yerdesiniz. Bu arada online İngilizce kursu ihtiyacınız için linkten en iyi öğretmen araştırması yapabilirsiniz. 

Hadi, bu renkli ve etkili edatların dünyasına birlikte dalalım ve İngilizceyi daha akıcı kullanmanın keyfini çıkaralım!

Edatlar nedir ve nasıl kullanılır?

Edatlar, İngilizceyi öğrenirken üzerinde durulması gereken önemli konulardan biridir. Peki, bu küçük ama etkili kelimeler tam olarak nedir ve cümle içinde nasıl bir rol oynarlar? Basitçe söylemek gerekirse, edatlar; isimler, zamirler veya isim cümlecikleri ile birlikte kullanılarak, o isimlerin cümledeki diğer öğelerle olan ilişkisini belirler. Yani, zaman, yer ya da yön gibi kavramları açıklamamıza yardımcı olurlar.

İşte İngilizce'de sıkça kullanılan bazı edatlar ve kullanım örnekleri:

  1. In (içinde):

    • The cat is in the box. (Kedi kutunun içinde.)
    • She was born in 1990. (O, 1990 yılında doğdu.)
       
  2. On (üzerinde, hakkında):

    • The book is on the table. (Kitap masanın üzerinde.)
    • I will see you on Monday. (Seni pazartesi günü göreceğim.)
       
  3. At (belirli bir noktada):

    • He is at the door. (O, kapıda.)
    • They arrived at 5 o'clock. (Onlar saat 5'te vardılar.)
       
  4. To (yönelme):

    • She is going to the market. (O, pazara gidiyor.)
    • I sent a letter to my friend. (Arkadaşıma bir mektup gönderdim.)
       
  5. For (için, -dır/-dir anlamında):

    • This gift is for you. (Bu hediye senin için.)
    • He has been waiting for two hours. (O, iki saattir bekliyor.)
       
  6. With (ile):

    • She came with her sister. (O, kız kardeşiyle geldi.)
    • Can you share that with me? (Bunu benimle paylaşabilir misin?)
       
  7. By (tarafından, yanında, -e kadar):

    • The book was written by J.K. Rowling. (Kitap J.K. Rowling tarafından yazıldı.)
    • I will be back by 6 PM. (Saat 6'ya kadar geri döneceğim.)
       

Edatların kullanımını öğrenmek, İngilizce dil becerilerinizi önemli ölçüde geliştirebilir. Dilin doğal akışını ve anlam bütünlüğünü sağlamak için bu küçük kelimelerin gücünden yararlanmak, iletişiminizi daha etkili hale getirecektir. Her bir edatın kullanımıyla ilgili örnek cümleler kurarak pratik yapmak, kavramayı ve hatırlamayı kolaylaştırır. Bu yüzden, İngilizce öğrenirken edatları aktif olarak kullanmaya ve örnekler üzerinden tekrar etmeye özen gösterin. İngilizceyi öğrenirken size yardımcı olacak uygulamaların bir listesini yaptık; İngilizceyi Hızla Öğrenin: 2024'ün En İyi 22 İngilizce Öğrenme Uygulamaları başlıklı yazımıza göz atmayı unutmayın!

En Sık Kullanılan Edatlar ve Örnek Cümleler

İngilizce öğrenirken karşımıza çıkan pek çok edat vardır, ancak bazıları diğerlerinden daha sık kullanılır. Bu bölümde, İngilizce'de en sık karşılaşılan edatları ve bu edatların kullanıldığı gerçek hayat örnek cümlelerini sizler için derledik. Bu edatları anlamak ve doğru kullanmak, İngilizce konuşma ve yazma becerilerinizde büyük bir fark yaratabilir.

  1. Of (bir şeyin parçası olduğunu gösterir):

    • The color of the sky is blue. (Gökyüzünün rengi mavidir.)
    • He is a member of the club. (O, kulübün bir üyesidir.)
       
  2. To (yön belirtir veya bir fiilin nesnesini bağlar):

    • We are going to the cinema. (Biz sinemaya gidiyoruz.)
    • I gave the book to my brother. (Kitabı kardeşime verdim.)
       
  3. For (bir şey için yapıldığını veya bir süre boyunca devam ettiğini gösterir):

    • This present is for you. (Bu hediye senin için.)
    • I have lived here for five years. (Beş yıldır burada yaşıyorum.)
       
  4. With (birlikte veya sahip olma durumunu belirtir):

    • She came with her friend. (Arkadaşıyla geldi.)
    • I want a coffee with milk. (Sütlü bir kahve istiyorum.)
       
  5. About (bir konu hakkında olduğunu belirtir):

    • We talked about the movie. (Film hakkında konuştuk.)
    • He is not sure about the answer. (Cevaptan emin değil.)
       
  6. Between (iki şey arasında olduğunu belirtir):

    • The café is between the bank and the library. (Kafe, banka ile kütüphane arasında.)
    • There is a strong bond between the two sisters. (İki kız kardeş arasında güçlü bir bağ var.)
       
  7. Under (altında olduğunu gösterir):

    • The cat is sleeping under the table. (Kedi masanın altında uyuyor.)
    • He hid the gift under the bed. (Hediyeyi yatağın altına sakladı.)
       
  8. Over (üzerinde veya bir şeyi aşarak olduğunu gösterir):

    • The plane flew over the mountains. (Uçak, dağların üzerinden uçtu.)
    • Hang the picture over the fireplace. (Resmi şöminenin üzerine as.)
       
  9. Against (bir şeye karşı anlamında):

    • They played against each other in the final. (Finalde birbirlerine karşı oynadılar.)
       
  10. Among (üç veya daha fazla şey veya kişi arasında):

    • She was sitting among her friends. (Arkadaşlarının arasında oturuyordu.)
       
  11. Around (etrafında):

    • We walked around the park. (Parkın etrafında yürüdük.)
       
  12. Before (önce):

    • Finish your homework before dinner. (Yemeğinden önce ödevini bitir.)
       
  13. Behind (arkasında):

    • The ball is behind the sofa. (Top kanepe'nin arkasında.)
       
  14. Below (altında, daha düşük bir seviyede):

    • Temperatures are below freezing. (Sıcaklıklar donma noktasının altında.)
       
  15. Beside (yanında):

    • Sit beside me. (Yanıma otur.)
       
  16. Beyond (ötesinde):

    • The village is beyond the hills. (Köy, tepelerin ötesinde.)
       
  17. By (yanında, tarafından):

    • The book was written by Mark Twain. (Kitap Mark Twain tarafından yazıldı.)
       
  18. Despite (rağmen):

    • Despite the rain, we went hiking. (Yağmura rağmen yürüyüşe çıktık.)
       
  19. During (sırasında):

    • No talking during the exam! (Sınav sırasında konuşmak yok!)
       
  20. Except (hariç):

    • Everyone was invited except John. (John hariç herkes davet edildi.)
       
  21. Inside (içinde):

    • It's warmer inside the house. (Evde daha sıcak.)
       
  22. Like (gibi):

    • She sings like an angel. (Bir melek gibi şarkı söylüyor.)
       
  23. Near (yakınında):

    • There's a grocery store near my house. (Evimin yakınında bir bakkal var.)
       
  24. Off (kapalı, ayrı):

    • Please turn off the lights when you leave. (Ayrılırken ışıkları kapatın lütfen.)
       
  25. Onto (üzerine):

    • The cat jumped onto the table. (Kedi masanın üzerine atladı.)
       
  26. Outside (dışında):

    • It's colder outside. (Dışarısı daha soğuk.)
       
  27. Since (den beri):

    • I haven't seen him since last year. (Geçen yıldan beri onu görmedim.)
       
  28. Through (içinden):

    • We drove through the tunnel. (Tünelden geçtik.)
       
  29. Toward(s) (yönünde):

    • She walked towards the door. (Kapıya doğru yürüdü.)
       
  30. Underneath (altında):

    • The cat is underneath the bed. (Kedi yatağın altında.)
       
  31. Upon (üzerine):

    • Once upon a time, there was a princess. (Bir zamanlar, bir prenses vardı.)
       
  32. Within (içinde):

    • Please return within 30 days. (Lütfen 30 gün içinde geri verin.)
       
  33. Without (olmadan):

    • I can't imagine life without music. (Müzik olmadan hayatı düşünemiyorum.)

Bu edatların her birini günlük konuşma ve yazılarınızda kullanarak, İngilizce becerilerinizi pekiştirebilir ve iletişiminizi daha etkili hale getirebilirsiniz. Edatlar, dilin akıcılığını ve zenginliğini artırır, bu yüzden onları doğru ve yerinde kullanmak önemlidir. Şimdi, dilinizi bir adım daha ileri taşıyacak bazı ekstra edatlar ve onların kullanım örneklerine göz atalım:

  1. Against (karşı):
  • He leaned against the wall. (Duvara yaslandı.)
     
  1. Along (boyunca):
  • Walk along the river and you'll see the bridge. (Nehrin boyunca yürü ve köprüyü göreceksin.)
     
  1. Amid (ortasında, arasında):
  • The house stands amid a lush garden. (Ev, yemyeşil bir bahçenin ortasında duruyor.)
     
  1. Amongst (arasında - among ile aynı anlama gelir ancak daha resmi veya şiirsel):
  • She found her ring amongst the pebbles. (Taşların arasında yüzüğünü buldu.)
     
  1. Aside from (hariç, dışında):
  • Aside from the final exam, you will also need to complete a project. (Final sınavının dışında bir proje de tamamlamanız gerekecek.)
     
  1. Beneath (altında):
  • Hidden beneath the surface, the ocean teems with life. (Yüzeyin altında gizlenmiş, okyanus yaşamla doludur.)
     
  1. Beside (yanında):
  • Come sit beside me. (Yanıma gel otur.)
     
  1. Beyond (ötesinde):
  • The forest extends far beyond the river. (Orman, nehrin ötesine kadar uzanıyor.)
     
  1. Concerning (hakkında, ile ilgili):
  • We received some news concerning the merger. (Birleşme ile ilgili bazı haberler aldık.)
     
  1. Considering (dikkate alarak, göz önüne alındığında):
  • Considering the circumstances, you made the right decision. (Koşulları göz önünde bulundurduğunda, doğru kararı verdin.)
     
  1. Despite (rağmen):
  • Despite the rain, the event will continue. (Yağmura rağmen etkinlik devam edecek.)
     
  1. Except for (hariç, dışında):
  • Everyone, except for Jake, arrived on time. (Jake hariç herkes zamanında geldi.)
     
  1. Following (takiben):
  • Following the meeting, we will have lunch. (Toplantıyı takiben öğle yemeği yiyeceğiz.)
     
  1. Including (dahil):
  • The price is $50, including taxes. (Fiyat, vergiler dahil 50 dolar.)
     
  1. Instead of (yerine):
  • We had fish instead of chicken. (Tavuk yerine balık yedik.)
     
  1. Like (gibi):
  • He acts like he owns the place. (Yeri sahiplenirmiş gibi davranıyor.)
     
  1. Near (yakın):
  • There's a grocery store near my apartment. (Dairemin yakınında bir bakkal var.)
     
  1. Next to (yanında):
  • The bank is next to the supermarket. (Banka, süpermarketin yanında.)
     
  1. Opposite (karşısında):
  • Our house is opposite the park. (Evimiz parkın karşısında.)
     
  1. Other than (dışında, haricinde):
  • I don't know anyone other than Sara at the party. (Partide Sara'dan başka kimseyi tanımıyorum.)
     
  1. Outside of (dışında):
  • Outside of work, she enjoys hiking. (İş dışında, yürüyüş yapmayı seviyor.)
     
  1. Owing to (nedeniyle):
  • The game was canceled owing to the bad weather.
  • (Oyun, kötü hava koşulları nedeniyle iptal edildi.)
     
  1. Prior to (önce):
  • Prior to joining the company, she worked as a freelancer. (Şirkete katılmadan önce serbest çalışıyordu.)
     
  1. Regarding (ile ilgili):
  • If you have any questions regarding the schedule, please ask. (Programla ilgili herhangi bir sorunuz varsa, lütfen sorun.)
     
  1. Throughout (boyunca):
  • She was smiling throughout the performance. (Performans boyunca gülümsüyordu.)
     
  1. Towards (yönünde):
  • He walked towards the sunset. (Güneş batımına doğru yürüdü.)
     
  1. Underneath (altında):
  • The spare key is hidden underneath the mat. (Yedek anahtar paspasın altına saklanmış.)
     
  1. Unlike (aksine):
  • Unlike his brother, he is very outgoing. (Kardeşinin aksine, o çok dışa dönüktür.)
     
  1. Until (kadar):
  • Wait here until I return. (Dönene kadar burada bekle.)
     
  1. Up to (kadar, -e bağlı olarak):
  • The decision is up to you. (Karar sana bağlı.)
     
  1. Via (üzerinden, aracılığıyla):
  • We will send the documents via email. (Belgeleri e-posta yoluyla göndereceğiz.)
     
  1. With respect to (bakımından, ile ilgili olarak):
  • With respect to your question, here is the answer. (Sorunuzla ilgili olarak, işte cevap.)
     
  1. Within (içinde):
  • Please respond within 24 hours. (Lütfen 24 saat içinde yanıtlayın.)
     
  1. Without (olmadan):
  • I can't imagine life without music. (Müziğin olmadığı bir hayatı hayal edemiyorum.)

Bu edatlar ve örnek cümleler, İngilizce dil becerilerinizi geliştirirken size rehber olabilir. Edatların kullanımını günlük konuşma ve yazılarınıza entegre ederek, anlatımınızı daha zengin ve doğru hale getirebilirsiniz. Pratik yaparak ve bu edatları farklı bağlamlarda kullanarak, İngilizce'de ustalaşma yolunda önemli bir adım atmış olursunuz.

Edatların kullanımını öğrenmek ve pratik yapmak, İngilizce'yi daha akıcı ve doğru bir şekilde kullanmanıza olanak tanır. Yukarıdaki örnek cümlelerle edatları günlük konuşmalarınıza ve yazışmalarınıza dahil ederek, İngilizce dil becerilerinizi geliştirebilirsiniz. 

Yaygın Yapılan Edat Hataları

İngilizce öğrenirken edatların doğru kullanımı, dil becerilerimizin gelişimi için kritik öneme sahiptir. Ancak, edatlar konusunda sıkça yapılan hatalar hem öğrenenleri hem de yerli konuşmacıları zaman zaman zorlayabilir. Bu bölümde, İngilizce'de yaygın yapılan edat hatalarını ve bu hatalardan kaçınmak için bazı ipuçlarını ele alacağız.

Yaygın Yapılan Edat Hataları

 

  1. In/On/At Kullanım Hataları:

  • Yanlış: I am good in playing guitar.
  • Doğru: I am good at playing guitar. (Gitar çalmada iyiyim.)
  • Yanlış: She is waiting on the bus stop.
  • Doğru: She is waiting at the bus stop. (Otobüs durağında bekliyor.)
     
  1. To/For Karışıklığı:

  • Yanlış: I explained her the problem.
  • Doğru: I explained the problem to her. (Ona problemden bahsettim.)
  • Yanlış: This gift is from me to you.
  • Doğru: This gift is from me for you. (Bu hediye benden sana.)
     
  1. With/By Karışıklığı:

  • Yanlış: The novel was written with George Orwell.
  • Doğru: The novel was written by George Orwell. (Roman George Orwell tarafından yazıldı.)
     

Edat Kullanımında Sık Yapılan Diğer Hatalar
 

  • Yanlış edat seçimi: Özellikle bazı fiiller, isimler veya sıfatlar belirli edatlarla birlikte kullanıldığında, yanlış edat seçimi anlam karışıklığına neden olabilir.
  • Yanlış: We discussed about the issue.
  • Doğru: We discussed the issue. (Meseleyi tartıştık.)
     
  • Gereksiz edat kullanımı: Bazı durumlarda, özellikle konuşma dilinde, gereksiz edatlar eklenir.

  • Yanlış: Where are you at?
  • Doğru: Where are you? (Neredesin?)
     
  • Edatın cümle sonunda kullanılması: Özellikle soru cümlelerinde edatlar sıklıkla cümlenin sonunda kullanılabilir. Bu, konuşma dilinde yaygın olmasına rağmen yazı dilinde genellikle kaçınılması gereken bir yapıdır.

  • Konuşma Dili: Who are you going with?
  • Yazı Dili: With whom are you going? (Kiminle gidiyorsun?)
     

Edat Kullanımını İyileştirmek İçin İpuçları
 

  • Edatları içeren ifadeleri öğrenin: Bazı fiiller, sıfatlar ve isimler belirli edatlarla birlikte kullanılır. Bu yapıları öğrenmek, hata yapma olasılığını azaltır.
  • Okuma yapın: Çeşitli İngilizce metinler okumak, doğru edat kullanımına aşina olmanızı sağlar.
  • Pratik yapın: Dil öğrenmede pratik yapmak vazgeçilmezdir. Günlük konuşmalarınızda ve yazılarınızda edatları bilinçli olarak kullanmaya çalışın.
  • Geri bildirim alın: İngilizce yazılarınızda veya konuşmalarınızda hatalı edat kullanımını düzeltecek birinden geri bildirim almak, öğrenme sürecinizde size yardımcı olur.

Edatların doğru kullanımı, İngilizce dil becerilerinizi geliştirmenin yanı sıra, iletişiminizi daha etkili ve anlaşılır kılar.

İngilizce Edat Türleri ve Örnekler
 

Zaman Edatları: İngilizce'de Zamanı Yakalayın!

Zaman, hayatımızın her anında bizi etkiler ve dilimizde de bu durum farklı değildir. İngilizce'de, zamanı ifade ederken kullandığımız edatlar, cümlelerimizin ne zaman gerçekleştiğini belirlememize yardımcı olur. Bu edatlar, cümlelerimizin zaman çerçevesini çizer ve dinleyicilere ya da okuyuculara eylemlerin ne zaman gerçekleştiğini anlamalarında kilit rol oynar. Şimdi, İngilizce'deki dokuz temel zaman edatına ve kullanımlarına örneklerle bir göz atalım:

  1. In (Yıllar, aylar, mevsimler, yüzyıllar ve günün belli bölümleri için kullanılır):

    • In 2020, the world faced a pandemic. (2020'de dünya bir pandemiyle karşı karşıya kaldı.)
    • She likes to drink coffee in the morning. (Sabahları kahve içmeyi sever.)
       
  2. On (Günler ve tarihler için kullanılır):

    • We will meet on Friday. (Cuma günü buluşacağız.)
    • My birthday is on April 21st. (Doğum günüm 21 Nisan'da.)
       
  3. At (Saatler, belirli zaman noktaları için kullanılır):

    • The train departs at 9 PM. (Tren saat 9'da hareket ediyor.)
    • They start work at dawn. (Şafak vakti işe başlarlar.)
       
  4. By (Bir eylemin belirli bir zaman öncesinde tamamlanacağını ifade eder):

    • I will finish the report by Monday. (Raporu Pazartesi'ye kadar bitireceğim.)
       
  5. Before (Bir olaydan önce):

    • Please call me before you leave. (Ayrılmadan önce lütfen beni ara.)
       
  6. After (Bir olaydan sonra):

    • We decided to go for a walk after dinner. (Akşam yemeğinden sonra yürüyüşe çıkmaya karar verdik.)
       
  7. During (Bir olayın gerçekleştiği süre boyunca):

    • It rained a lot during the night. (Gece boyunca çok yağmur yağdı.)
       
  8. Since (Bir başlangıç noktasından itibaren devam eden süreçleri belirtir):

    • She has been teaching since 2005. (O, 2005'ten beri öğretmenlik yapıyor.)
       
  9. Until/Till (Bir eylemin başladığı andan itibaren belirli bir noktaya kadar devam ettiğini gösterir):

    • We waited until midnight. (Gece yarısına kadar bekledik.)

 

Yer Edatları: Kullanımı ve Örnekler

Yer edatları, İngilizce'de nesnelerin veya kişilerin konumlarını belirlememize yardımcı olur. Bu edatlar, cümlelerdeki yer ilişkilerini açıklamak için kullanılır ve anlatılmak istenen mesajın doğru şekilde iletilmesinde kritik bir role sahiptir. Gelin, günlük hayatta sıklıkla kullanılan 17 yer edatını ve bu edatların kullanım örneklerini inceleyelim:

  1. At (Belirli bir noktada):

    • He is waiting at the bus stop. (Otobüs durağında bekliyor.)
       
  2. On (Yüzey üzerinde):

    • The book is on the table. (Kitap masanın üzerinde.)
       
  3. In (Bir alanın içinde):

    • She is in the garden. (Bahçede.)
       
  4. Under (Altında):

    • The cat is sleeping under the table. (Kedi masanın altında uyuyor.)
       
  5. Above (Üstünde, yukarısında):

    • The painting hangs above the fireplace. (Tablo şöminenin üstünde asılı.)
       
  6. Below (Altında, aşağısında):

    • The fish swim below the surface of the water. (Balıklar suyun yüzeyinin altında yüzüyor.)
       
  7. Beside (Yanında):

    • Sit beside me. (Yanıma otur.)
       
  8. Between (İki şeyin arasında):

    • The park is between the museum and the library. (Park, müze ile kütüphane arasında.)
       
  9. Behind (Arkasında):

    • The ball is behind the sofa. (Top kanepe'nin arkasında.)
       
  10. In front of (Önünde):

    • The car is parked in front of the house. (Araba evin önünde park edilmiş.)
       
  11. Near (Yakınında):

    • There is a cafe near the school. (Okulun yakınında bir kafe var.)
       
  12. Next to (Bitişiğinde, yanında):

    • The bank is next to the supermarket. (Banka süpermarketin yanında.)
       
  13. Across from/ Opposite (Karşısında):

    • She lives across from the park. (Parkın karşısında yaşıyor.)
       
  14. Around (Etrafında):

    • They walked around the lake. (Gölün etrafında yürüdüler.)
       
  15. Through (İçinden):

    • We drove through the tunnel. (Tünelden geçtik.)
       
  16. To (Bir yön veya yer belirtirken):

    • Go to the end of the street. (Sokağın sonuna git.)
       
  17. Towards (Bir yere doğru):

    • She ran towards the school. (Okula doğru koştu.)

 

Hareket Edatları: Kullanımları ve Örnekler

Hareket edatları, İngilizce'de bir kişi veya nesnenin bir yerden bir yere hareketini ifade etmek için kullanılır. Bu edatlar, hareketin yönünü, başlangıç ve bitiş noktasını belirtir ve cümledeki eylemlere açıklık getirir. İşte İngilizce'de sıkça kullanılan 9 hareket edatı ve bu edatların kullanımına dair örnekler:

  1. To (Bir yere doğru):

    • She is going to the supermarket. (Süpermarkete gidiyor.)
       
  2. From (Başlangıç noktası):

    • They are coming from the cinema. (Sinemadan geliyorlar.)
       
  3. Through (Bir şeyin içinden):

    • The train goes through the tunnel. (Tren tünelden geçiyor.)
       
  4. Into (İçine doğru):

    • The cat jumped into the box. (Kedi kutunun içine atladı.)
       
  5. Onto (Üzerine doğru):

    • The bird landed onto the roof. (Kuş çatının üzerine kondu.)
       
  6. Across (Bir tarafından diğerine):

    • He swam across the river. (Nehrin diğer tarafına yüzdü.)
       
  7. Off (Bir yüzeyden ayrılma):

    • She took the book off the shelf. (Kitabı raftan aldı.)
       
  8. Out of (Dışına doğru):

    • He walked out of the room. (Odadan çıktı.)
       
  9. Around (Etrafında dolaşarak):

    • The planet orbits around the sun. (Gezegen, güneşin etrafında döner.)

 

Fiillerle Birlikte Kullanılan Edatlar: Kullanımları ve Örnekler

Fiillerle birlikte kullanılan edatlar, İngilizcede anlam bütünlüğünü sağlamak ve ifadelerin doğru şekilde aktarılmasına yardımcı olmak için büyük önem taşır. Bu edatlar, fiillerin anlamlarını tamamlayarak, dilin daha renkli ve etkili kullanılmasını sağlar. İşte fiillerle sıkça kullanılan 9 edat ve bu edatların kullanım örnekleri:

  1. Look at (Bakmak):

    • Please look at the board. (Lütfen tahtaya bakın.)
       
  2. Wait for (Beklemek):

    • He is waiting for his friend. (Arkadaşını bekliyor.)
       
  3. Ask for (İstemek, rica etmek):

    • She asked for a glass of water. (Bir bardak su istedi.)
       
  4. Think about (Düşünmek):

    • I am thinking about moving to a new city. (Yeni bir şehre taşınmayı düşünüyorum.)
       
  5. Care for (İlgilenmek, önemsemek):

    • Do you care for some tea? (Biraz çay ister misiniz?)
       
  6. Pay for (Ödemek):

    • He paid for the dinner. (Yemeği o ödedi.)
       
  7. Apply for (Başvurmak):

    • I will apply for the job tomorrow. (Yarın işe başvuracağım.)
       
  8. Believe in (İnanmak):

    • We believe in equality for everyone. (Herkes için eşitliğe inanıyoruz.)
       
  9. Rely on (Güvenmek):

    • You can rely on me. (Bana güvenebilirsin.)

 

Sıfatlarla Birlikte Kullanılan Edatlar: Kullanımları ve Örnekler

Sıfatlarla birlikte kullanılan edatlar, İngilizcede sıfatların nesne veya diğer cümle elemanlarıyla olan ilişkisini belirlemek için önemli bir rol oynar. Bu yapılar, sıfatların tam anlamını ortaya koyarak, ifadelerin daha net ve anlamlı hale gelmesini sağlar. İşte sıfatlarla sıkça kullanılan 10 edat ve bu edatların kullanımına dair örnek cümleler:

  1. Happy about (Bir şey hakkında mutlu):

    • She is happy about the results. (Sonuçlardan mutlu.)
       
  2. Afraid of (Bir şeyden korkmak):

    • He is afraid of spiders. (Örümceklerden korkar.)
       
  3. Excited about (Bir şey hakkında heyecanlı):

    • They are excited about the trip. (Gezi hakkında heyecanlılar.)
       
  4. Proud of (Bir şeyden dolayı gururlu):

    • We are proud of our team. (Takımımızla gururluyuz.)
       
  5. Tired of (Bir şeyden bıkmış):

    • I am tired of waiting. (Beklemekten bıktım.)
       
  6. Fond of (Bir şeyi sevmek):

    • She is fond of classical music. (Klasik müziği sever.)
       
  7. Aware of (Bir şeyin farkında olmak):

    • Are you aware of the risks? (Risklerin farkında mısın?)
       
  8. Good at (Bir şeyde iyi olmak):

    • He is good at chess. (Satrançta iyidir.)
       
  9. Interested in (Bir şeye ilgi duymak):

    • They are interested in learning Spanish. (İspanyolca öğrenmeye ilgililer.)
       
  10. Capable of (Bir şeyi yapabilme yeteneğine sahip olmak):

    • She is capable of handling the situation. (Durumu idare edebilir.)

 

Edat Alıştırması: Pratik Yapın, Dilinizi Geliştirin

Edat alıştırması yapmak, İngilizce dil becerilerinizi geliştirmenin ve edat kullanımınızı pekiştirmenin mükemmel bir yoludur. Bu bölümde, edatları daha iyi anlamanıza ve doğru bir şekilde kullanmanıza yardımcı olacak çeşitli alıştırmalar sunacağız. Alıştırma yaparak, İngilizce'de edatların kullanımını daha iyi kavrayabilir ve dil yeteneklerinizi bir adım ileri taşıyabilirsiniz.

Edatlar, İngilizcenin hem karmaşık hem de vazgeçilmez unsurlarından biridir. Her ne kadar her isim, fiil veya sıfatla kullanılacak edatlar için katı kurallar olmasa da, bu yapıları öğrenmenin en etkili yolu, onları kapsamlı bir şekilde ele almak ve bolca pratik yapmaktır.

Edatların, cümle içerisinde özel bir işlevi olduğunu ve kişiler, yerler veya nesneler arasındaki ilişkiyi açıklamak için kullanıldığını unutmayın. Bu kavramları öğrendikten sonra, hangi durumlarda hangi edatların kullanılacağını belirlemek daha kolay bir hale gelecektir.

Ana dili İngilizce olan bireyleri dinlemek, edatların kullanımını anlamanızda size büyük bir avantaj sağlayabilir. İngilizcede akıcı bir konuşma becerisi geliştirmek istiyorsanız, edatların kullanımına özellikle dikkat etmek önemlidir.

Eğer yolculuğunuzda daha fazla rehberliğe ihtiyaç duyarsanız, Özel Ders Alanı üzerinden birebir İngilizce özel ders alabileceğiniz öğretmenlerle bağlantı kurabilirsiniz. Özel Ders Alanı'ndaki öğretmenler, öğrenme sürecinizin her aşamasında size destek olabilir ve dersleri kişisel hedeflerinize göre şekillendirebilir.

İhtiyaçlarınıza, bütçenize ve zaman çizelgenize uygun bir öğretmen seçin ve bir deneme dersi ayarlayın. Eğer derslerden memnun kalmazsanız, paranızın tamamını geri alabilir veya başka bir öğretmenle ücretsiz olarak deneme yapabilirsiniz. Özel Ders Alanı, İngilizce edatlarınızı mükemmelleştirmeniz ve dil becerilerinizi geliştirmeniz için size eşsiz fırsatlar sunar.

Etiketler

Yazar

Yasin G.

Online ve birebir dersler yapıyorum. Temel eğitimlerden sonra proje bazlı devam ediyoruz. Ayrıca kendi siteniz üzerinden tüm eğitimlerin uygulaması yapıyoruz.Temel eğitimlerden ...

Benzer Yazılar
Yorumlar (0)
Makaleyi beğendin mi ?