Dil eğitimi sadece dil öğrenmek değil, bir kültürü tanımak anlamına da geliyor.Çok yönlü ve iletişime dayalı modern ders yöntemleri ile kolayca Almanca öğrenin.
60 Dakikalık Ders
Hakkımda
Merhabalar, açıklamalar kısmını okumaya başlamadan önce ilana izlemeniz için bir tanıtım videosu eklediğimi belirtmek ve derslerin nasıl işlendiğini canlı görmenizi isterim; çünkü neyle karşılaşacağınızı bilmek en doğal hakkınız.
- Gramer, bir dilin iskeletidir; ancak dinleme ve konuşma becerileri o dili hayata döndüren asıl unsurlardır. “Anlıyorum ama konuşamıyorum” bariyerini, ilk dersten itibaren yaptığımız dinleme ve konuşma pratikleriyle bilinçli olarak aşmayı hedefliyoruz.
- Derslerimizde, sertifika sınavlarından tanıdığınız Goethe Enstitüsü’nün kendi kurslarında da kullandığı kaynakları temel alarak Goethe standartlarını takip ediyoruz. Buna ek olarak, bugüne kadar farklı öğrenme stillerine sahip yüzlerce öğrenciden edindiğim deneyimle hazırladığım bana özel çalışma kağıtlarını, pratik taktikleri ve öğrenmeyi kolaylaştıran yöntemleri de sizinle paylaşıyorum.
- Almanca sertifika sınavlarına hazırlanan öğrencilerim için, gerçek sınav formatına ve yapısına uygun deneme uygulamaları hazırlıyorum. Bu sayede öğrenciler sınavı önceden deneyimliyor, hatalarını fark ediyor, analiz ediyor ve sınava özgüvenle giriyor.
Sürpriz yok, panik yok. - Derslerimizde yalnızca dili değil, kültürü de ele alıyoruz. İşlediğimiz konuların Almanya’daki günlük hayattaki karşılıklarını da aktarıyorum. Örneğin mobilyaları öğrenirken, komşuluk ilişkileri ve sosyal alışkanlıklardan bahsediyoruz. Böylece dil öğrenme süreci kültürle entegre ilerliyor ve bu köprüyü derslerde birlikte kuruyoruz.
- Dil öğrenirken en sık karşılaştığımız sorun, öğrenilen bilgilerin zamanla unutulmasıdır. Birlikte çalışırken, C1 seviyesine ulaşmış olsanız bile aylar önce A1 seviyesinde işlediğimiz derslere ve aldığınız notlara tek tıkla erişebilirsiniz. “O gün ne yazmıştık, o kağıt neredeydi?” sorusu tamamen ortadan kalkar. Tüm içerik düzenli, sistemli ve stratejik bir şekilde birikir; her şey elinizin altındadır.
Dil öğrenmek disiplin ve doğru yöntem ister.
Bu süreçteki en büyük maliyet, ders ücretleri değil; yanlış yöntemlerle kaybedilen zamandır. Aylar geçer, emek verilir ama sonuç gelmez. İşte tam olarak bu kaybı önlemek için bu sistem var. Yılların tecrübesiyle oluşturduğum bu yapı, öğrenciyi deneme-yanılma döngüsünden çıkarıp net bir yola sokar. Hedef bellidir, adımlar bellidir, ilerleme ölçülür.
Bu işi “bir yerden başlayalım” diyerek değil, temelinden sağlam ve planlı bir şekilde bitirmek istiyorsanız; aklınızdaki tüm sorularla birlikte bana mesaj atabilirsiniz.
Hayaliniz her ne olursa olsun…
Almanya’ya gitmek, orada üniversite okumak ya da yeni bir kariyer başlangıcı yapmak…
Yolunuzda gönülden başarılar ve bol şans diliyorum.
Neden Benden Ders Almalısınız?
Dersler sadece anlatılıp bitmez. Tüm süreç dijital olarak düzenli ve erişilebilir şekilde ilerler. Her öğrenci için kullanılan kişisel dijital defter sayesinde:
Derste işlenen tüm notlara tek yerden ulaşırsınız
Ders sırasında eklenen açıklamalar kaybolmaz
Sonradan tekrar etmek kolaylaşır
Kullandığım sesli ve görüntülü materyaller, konuların sadece görülmesini değil, duyularak pekiştirilmesini sağlar.
Bu da özellikle sınavlarda anlama ve hatırlamayı güçlendirir. Dersler boyunca ekran paylaşımı, görsel anlatım
ve sade dijital materyallerle ilerleriz. Ne karmaşa vardır, ne de “hangi kağıttaydı bu?” sorusu.
Bu sistem sayesinde öğrenciler:
Dersi takip etmekte zorlanmaz
Sonradan tekrar ederken kaybolmaz
Öğrenme sürecini daha kontrollü ve modern bir şekilde yaşar
Özel derslerde ise tüm odağım tek bir kişidedir. Öğrencinin seviyesine, öğrenme biçimine ve o günkü zihinsel durumuna göre ders şekillenir.
Bu sayede:
Gereksiz konularla zaman kaybedilmez
Zorlanan noktalar hızlıca fark edilir
Öğrenci kendini sürekli yetişmeye çalışırken değil,
kontrolü elinde hissederek ilerler.
Şu ana kadar farklı noktalarda takılıp kalmış birçok öğrenciyle çalıştım. Sıfırdan başlayanlar, daha önce kurslara gitmiş ama ilerleyememiş olanlar, sınava az kalmışken nereden başlayacağını bilemeyenler…
Ortak nokta şuydu:
Çoğu öğrenci neyi neden çalıştığını bilmiyordu.
Goethe ve TELC sınavlarına hazırlık sürecinde, her öğrencinin ihtiyacının farklı olduğunu gözlemledim. Kimi hızlanmaya, kimi sadeleşmeye, kimi de sadece doğru sırayla ilerlemeye ihtiyaç duyuyordu.
Bu yüzden dersleri tek bir kalıba sokmam. Öğrencinin bulunduğu yerden başlar, gerçekten ihtiyacı olan noktaya odaklanırım. Bugüne kadar edindiğim bu deneyim, zaman ve motivasyon kaybını en aza indiren daha net ve sakin bir öğrenme süreci kurmamı sağladı.
Bu yaklaşım sayesinde öğrenciler, “yetişemiyorum, çok zor” duygusu yerine kontrol ve sakinlik hissiyle ilerler.
Dersler, baskı kurmak için değil; öğrenciye kontrol hissi kazandırmak için ilerler.
Yanlış yapmak problem değildir. Ne yapacağını bilmemek problem yaratır. Bu yüzden her derste:
Nerede olduğunuzu
Neyi neden çalıştığınızı
Bir sonraki adımın ne olduğunu bilirsiniz
Goethe ve TELC gibi sertifika sınavları hazırlığında yalnızca konu değil, tempo ve psikolojik yük de yönetilir. Acele ettirilmezsiniz, geride bırakılmazsınız. Bu sayede öğrencilerim derslere gergin değil, daha sakin ve odaklanmış şekilde girer. Stres azaldığında öğrenme doğal olarak hızlanır.
🌱 Size Neler Kazandırabilirim?
Öncelikle netlik.
Ne çalıştığınızı, neden çalıştığınızı
ve bir sonraki adımın ne olduğunu bilme hissi.
Almanca’yı parça parça değil, birbiriyle bağlantılı bir sistem içinde öğrenirsiniz. Bu da öğrenilenlerin kalıcı olmasını sağlar.
Sınav sürecinde:
- Rastgele deneme çözmek yerine neye odaklanacağınızı bilirsiniz
- Zamanınızı ve enerjinizi daha verimli kullanırsınız
- Panik yerine kontrol duygusuyla ilerlersiniz
- Öğrenme sürecinde ise:
- Hata yapmaktan çekinmezsiniz
- Kendi hızınıza güvenirsiniz
- “Yapamıyorum” yerine “ilerliyorum” demeye başlarsınız
En önemlisi,
Almanca öğrenirken yalnız hissetmezsiniz. Bu süreçte size eşlik eden, yön gösteren ve gerçekten ilerlemenizi önemseyen biri olur.
Almanya’da yaşadım, üniversite eğitimimi Almanya’da aldım. Bu süreç bana Almanca’nın kitapta yazan hâliyle
hayatta kullanılan hâli arasındaki farkı net biçimde gösterdi.
Derslerde yalnızca gramer öğretmiyorum. Çünkü bir dili gerçekten anlamak, o dilin kültürünü, düşünme biçimini ve günlük hayattaki kullanımını da tanımayı gerektirir.
Bu yüzden derslerde:
- Kelimelerin gerçek hayatta nasıl kullanıldığını
- Almanya’daki günlük [ENGELLENDİ] biçimlerini
- Resmî ve gündelik dil arasındaki farkları
- Kültürel kodları ve sınavlarda sık karşılaşılan bağlamları
öğrenme sürecine doğal şekilde dahil ederim.
Amaç sadece doğru cümle kurmak değil. Ne zaman, nerede, nasıl kullanıldığını bilerek konuşabilmek.
Bu yaklaşım özellikle Goethe ve TELC gibi sınavlarda, metinleri ve diyalogları daha kolay anlamanızı sağlar. Çünkü dil, bağlamıyla öğrenildiğinde kalıcı olur.
Kısacası bu derslerimde Almanca, sadece öğretilmez; yaşanmış bir dil olarak aktarılır.
Dersler, tek tip bir kalıpla değil; öğrencinin seviyesi, hedefi ve hazır oluşuna göre planlanır. İlk aşamada nerede olduğunuzu ve neye ihtiyacınız olduğunu netleştiririz.
Her ders:
- Belirli bir hedefle başlar
- Neden o konuyu çalıştığımız bilinerek ilerler
- Bir sonraki adımı netleştirerek biter
Ders süresince kişisel dijital defter kullanılır. Tüm notlar, örnekler ve açıklamalar bu defterde birikir. Böylece “hangi konu neredeydi?” sorusu oluşmaz.
Anlatımda sadece gramer değil:
- Dinleme ve konuşma çalışmaları
- Sesli ve görüntülü materyaller
- Günlük hayatta ve sınavlarda karşılaşılan gerçek kullanım örnekleri
- Kültürel bağlamlar
birlikte ele alınır.
Goethe ve TELC hazırlığında:
- Gereksiz detaylarla zaman kaybedilmez
- Sınav formatına uygun, sade ve tekrar edilebilir bir sistem izlenir
- Tempo, öğrencinin stres seviyesine göre ayarlanır
- Dersler aceleyle ilerlemez.
Yanlış yapmak sürecin doğal bir parçasıdır. Önemli olan hatayı fark edip doğru şekilde ilerlemektir.
Bu sayede öğrenciler:
Ne yaptığını bilerek çalışır
Kendini sürekli yetişmeye çalışırken bulmaz
Daha sakin ve kontrollü bir öğrenme süreci yaşar
Bir öğretmen seçerken ilk baktığınız şey saat ve ücret olmasın. Bunlar önemlidir ama yeterli değildir.
Asıl sormanız gereken şunlar:
- Dersler size göre mi şekilleniyor, yoksa siz derse mi uymaya çalışıyorsunuz?
- Yanlış yaptığınızda rahat hissediyor musunuz?
- Ne çalıştığınızı ve neden çalıştığınızı biliyor musunuz?
İyi bir özel derste öğrenci:
- Sürekli yetişmeye çalışmaz
- Ne yapacağını bilmediği için strese girmez
- Kendi hızında ama net bir planla ilerler
Eğer bir öğretmen size sadece konu anlatıyorsa, bu ders bir süre sonra yorucu olur. Ama süreci yöneten biriyle çalışıyorsanız, ilerleme fark edilir hale gelir.
Bu yüzden özel ders alırken sadece ders değil, yaklaşımı seçmenizi öneririm.
Ders Verdiği Konumlar
Verdiği Ders ve Saat Ücretleri
Online : 900.00₺ | Yüzyüze :
Online : 900.00₺ | Yüzyüze :
Değerlendirme (0)
Yorum ve Referanslar (0)
Dilara Öğretmen Hakkındaki Görüşlerinizi Yazın
60 Dakikalık Ders
0 Değerlendirme
0 Değerlendirme