Fiziğin Adıdır Derslerin Tadı

Fiziğin Adıdır Derslerin Tadı
İlknur M.
Öğretmen Seçimi
Ağu 24, 2019
196

Fizik ile ilgili kavramları, öğrencilerin öğrenmeleri gereken bilgileri nasıl zihinlere ince ince işliyoruz? Öncelikli işim, ön yargıların fazlasıyla olduğu fizik dersinde öğrencilerimin dersime karşı tutumlarını ön yargılarını kırarak olumlu yönde değiştirmektir. Her insan sevdiği keyif aldığı işlerde mutlu olur ve bu mutluluğu sürdürmek ister. Dersimde var olan ön yargıları ortadan kaldırmak için yaptığım en önemli iş, öğrencilerimin sevgi ve öğrenme dillerini öğrenmektir. Sevgi dillerini öğrenmek birincil işimdir. Sizler de şüphesiz sevmediğiniz birisini dinlemekten hoşlanmazsınız. Öğretmeni sevmek burada en önemli hususlardan biridir. İkincil işim ise, öğrenme dillerini fark etmektir.

Öğrenme dillerini fark etmekte izlediğim yol çoklu zeka kuramını kullanmaktır. 7 zeka alanı tanımlanmıştır. Bazı öğrencilerimin alkış eşliğinde formülü rahatça zihinlerinde yer verdiğini, bazı öğrencilerim için ise renkli kalemler kullanarak tahtada yazı yazmamın bile ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Bir örnek vermek gerekirse; Optik konusunda yazmış olduğumuz bir şarkıyı paylaşabilirim:

“ Akılar geçerken lümen lümen, bağımsızdır yarıçaplı küresinden... “

Derse girmeden önceden kabullendiğim en önemli olgu ise, her öğrencimin farklı yaşantılara sahip olduğudur. Beni izleyen her gözün arkasında farklı yaşantı sahneleri,hayat tiyatroları var. Bunları fark etmek kabullenmek ise öğrencilerime ihtiyaç alanları yaratmamda bana çok büyük fırsatlar tanıyor. Yaratılışımız gereği ihtiyacımız olmayan bir işle uğraşmak zihnimizce boşa zaman kaybı olarak adlandırılır. Bu nedenle derslerde günlük hayattan örnekler vermeye gayret ederim. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olur, özel yaşantılara çok dokunmadan ve onların anlayacağı dilden, onların gelişim dönemine uygun örnekler vermeye çalışırım. İzledikleri programları, şarkıcı ve oyuncuları takip eder, içerisinden fiziği yakalamaya çalışırım.

İhtiyaç alanlarını yaratmak önemsediğim hususlardan bir tanesidir. Renklendirme konusu da benim için oldukça önemlidir.

Derslerimi renklendirerek beni izleyen gözlere ulaşmaya çalışıyorum. Bunları yaparken 5E modeli, proje tabanlı, iş birlikçi öğrenme yöntemlerini kullanırım. Öğrencilerimin dersimi öğrenirken sosyalleşmesi, yardımlaşarak öğrenmeyi öğrenmesi, bilgiyi paylaşmanın değerli bir olay olduğunu fark etmeleri dersimin kazanımlarından biridir. Yenilenen müfredata göre işlediğim derslerimde, öğrencilerimin üst bilişsel alanlarını geliştirmek, uygulama ve değerlendirme basamağına ulaşmalarında rehber olmak en büyük amaçlarımdan birisidir. Bilimin ışığında, Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun ders ortamı ise en büyük kriterimdir. Öğrencilerime öğrendiklerini gerçekleştirebilecek ortamlar hazırlayıp, öğrendiklerini sorgulamayı, günlük hayatla bağdaştırıp problem çözmelerini amaçlıyorum. Bunu yaparken stem, steam öğretim yaklaşımlarından da faydalanmaktayım. Her hafta grup grup stem kulübüne gelen öğrencilerimle hikayeleştirdiğim bir problemi paylaşır, aralarında konuşup tartışmalarını ve ellerinde olan malzemelerle sorunu çözmeye çalışmaları için rehber olurum. Bu işi yaparken bazen mühendis, bazen doktor, bazen diyetisyen, bazen öğretmen olurlar. Bana düşen ise burada sadece rehber olmaktır.

Günümüzde hiperaktif olarak adlandırılan, bana göre potansiyelini gerçekleştiremediği için sürekli hareket halinde olan öğrencilerim için derste aktif olabilecekleri beden ve zihinlerini koordine edebilecekleri ortamlar yaratmaktayım. Örnek vermek gerekirse; bedensel kinestetik zekası yüksek olan öğrencilerim için fizik parkuru tarafımdan hazırlanmıştır. Önce parkuru süratle geçen öğrencilerim,parkur sonunda fizik ile ilgili kavram ve grafiklerin yer aldığı yapbozu çözmüşlerdir. Öğrencilerim hem eğlenip hem tam öğrenmeyi sağlamışlardır. Kendi dilimizden konuşan biriyle her birimiz iyi iletişim kurarız. Ders ile iletişim kurmaları için öğrencilerime kendi öğrenme dillerinden yaklaşmaya çalışırım. Burada bana düşen onları çok iyi gözlemlemektir. En büyük amacım ise öğrencilerin kendi öğrenme alanlarında ne kadar başarılı olduklarını görebilmeleridir. Biliyorum ki dönemleri gereği gerek kendileri gerekse aileleri tarafından kıyaslanıyor ve başkalarının yaptıklarını kendilerinin yapamayacaklarını düşünüyorlar. Bu inanç onları köreltiyor ve var olan ön yargıyı büyütüyor. Her öğrencinin, her insanın doğduğunda içinde bir bilim insanı vardır ve merak duygusuyla doğar, süre gelen yaşantısında ise birçok engelden ötürü bu merak duygusu bastırılır. Önemsediğim işlerden bir tanesi o merak duygusunun filizlenmesi ve tekrar yeşermesidir.

Dersimi planlarken var olan duygum öğrencilerime olan inancımdır. Onların dilini yakaladığım sürece öğrenebileceklerine inancım sonsuzdur. Ders planlarımı yaparken yenilenen müfredatı takip eder, kademelerin hangi müfredata sahip olduğunu iyi bilerek dersimi işlerim. Hedeflerine ulaşmalarında izlediğim yolda milli eğitim bakanlığının belirlemiş olduğu bilişsel, duygusal ve psikomotor kazanımlarına uygun bir ders işler ve fizik denizinde boğulmamalarını sağlarım. Dersimi değerlerimiz, kültürümüz ve süre gelmiş bilim insanları ile taçlandırırım. Ayrıca bulundukları ortamın özelliklerini, gelişim düzeylerini göz önüne alarak belirlenen yetkinliklere ulaşmalarını sağlar ve ölçme değerlendirme yöntemlerinin de bu özelliklere uygun bir şekilde düzenlenmesini sağlarım. Fizik dersini zihinlere işlemek, benim için güzel bir yemek yapmaya benzer; türlü türlü taze sebzelerden güzel bir yemek çıkacağına eminim, bu yemeği tatlandırmak içinse bir tutam steam, bir tutam soru-cevap tekniği, bir tutam işbirlikçi öğrenme modeli, bir tutam 5E modelinden alır ve yemeğin içerisinde harmanlarım. Yemeğimin en tatlı yanı ise harcıdır. Harcım; öğrencilerime olan sevgim ve inancımdır. Biz derslerimizde bu güzel yemeği yer tadına doyamayız. Kısaca, fiziğin adıdır derslerin tadı, yedikçe doyamazsın.

Fizik Öğretmeni - İlknur Mert

Yazıyı Paylaş
Yorumlar
0
Bir Cevap Yazın
E-Posta Adresiniz Yayınlanmayacaktır